Kendi yangınını küle çevirip rüzgara savurmuştu,
Dünyanın tüm dertlerini kendine vatan eylemişti.
Yüzünde çizgilerden bir coğrafya,
ruhunda dipsiz bir kuyu,
O, kendi ömrünü
başkalarının eşiğinde harcayan bir yabancıydı.
Hiçbir yere ait değildi,
ama her kırık kalbin yurduydu...
Yükü ağırdı ama adımları tüyden,
Kiminin yarım kalmış hevesini,
Kiminin hiç kurulmamış hayalini taşırdı.
Yıldızlar sönüp şehir uyandığında,
Görünmez bir limana boşaltırdı ceplerini;
Sırf dünya biraz daha katlanılır olsun diye,
Güneşin altına umut tohumları ekerdi.
Şimdi toprağa bıraktığı her tohum kendi gözyaşıydı,
Herkes uyurken o, bir Tanrı misafiri gibi sessizce ağlardı.
Gölgesi bile yük etmesin diye bu yalan dünyaya,
Gecenin karanlığına karışır, kaybolurdu...
Kayıt Tarihi : 27.05.2026 22:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!