Ömrümü heder ettiğin yılların ardından
Kurtulacağım kalbimi saran kasvetten
Ölü toprağı gibi sıkan azabı
Atacağım üzerimden
Yeniden keşfedeceğim dünyayı
Sen olmayan bir hayat kuracağım silbaştan
Belki sevseydin beni
Unutacaktim gulmeyi
Sende vuracaktin darbeni
Dugumlenecekti belki icimdeki hevesler
Paylaşmayalım askı böyle daha güzel
Bende misin,
Yoksa benden çoktan mı gittin ben bilmeden?
Kaç bahara, mühürlenmiş mektuplar gibi ümit saldım,
Adresi silinmiş sokaklarda yankılanırken sesim.
Kaç bahar, gölgene sarılmak isterken ellerim boş kaldı,
Parmak uçlarımda soğuk bir rüzgârın kimsesizliği...
Aşkı bana hatırlatan sevgilim
Dertlerime merhem ol diyemedim
Hüzün deryasında boğulurken ben
Arayıp elimi tut diyemedim
Hayatı beraber yaşarız sandım
Aklından çıkarma, aksini düşünme sakın, Bu bağ, gönlümde her zaman çok yakın. Sana duyduğum hisler, derin bir sevgi taşır, Sonsuz güvenle, bu duygular çağlar, coşar.
Seninle geçen her an, bir neşe, bir huzur;
O tatlı sohbetini sürekli arıyor bu gönül.
Sesin kesildiğinde,
sessizliğin çöktüğünde,
Gözlerin, unuttuğum bir lisanın en keskin cümlesi,
Her bakışında alfabeler devriliyor,
kelimeler secdeye varıyor.
Belki ruhlar henüz bedenlere taksim edilmeden evvel,
Henüz vakit, vaktin içinde bir sır olarak saklıyken;
Bir melek bizim isimlerimizi "Levh-i Mahfuz"da
hic kimsenin bilmedigi bir yolda yuruyorum.her gördüğüm yüz diğerinin dejavusu..hiç bir yüz aradığım yüze benzemiyor.dünyayı dolaştım o yüze ulaşmak için.. tüm şehirleri gezdim .oturdum parkta düşünüyorum.
sehrin mahseri kalabaliginin icinde bunalmisim.
hepsi yabanci olan bu insanlarin icinde benim ne isim var?
kendimi neden onlardan farkli hissediyorum?
onumde cevabini bilmedigim bir yigin soru var?
neden hicbirsey beni tatmin etmiyor neyi ariyorum offffffffffffff........
Eski defterleri kapattım artık,
Yorgun anıları bıraktım kuytularda.
Geçmişin yükünü sırtımdan indirip,
Yeni bir nefes gibi açıyorum ak sayfaları.
Tertemiz bir başlangıç,
Bir rüzgar esiyor, adı sen olmayan,
Odalar dilsiz, duvarlar darmadağın.
Zaman, geçmemeye yeminli bir gardiyan,
Sesin çekilmiş sokaklarından bu kentin;
Yokluğun bir sızı, ta iliklerimde.
bütün gece kar yağdı...
fırtına sırasında uçuşan kar taneleri
Yere düşmek istemedi...
Penceremde daireler çiziyorlar...
ağaçların dalları uykulu bir şekilde Dans ediyorlar
kar taneleriyle....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!