Sorma bana nasıl olduğumu
İsmini bildiğin gibi
Biliyorsun sen de
Sensizken ne hallerde olduğumu
Beni bıraktığın gibi bırak
Biliyorum gideceksin
Bakışın yerleri dağlayan yağlı bir kurşun
Mevsim gibi rüzgâr gibi geçeceksin biliyorum
Kalmayacak gülüşün eşyalarını toplayacaksın önce
Biliyorum gideceksin
Yüzünü gizleme gece saçınla
Seni izliyorum sen bilmiyorsun
Her zaman çattığın kalem kaşınla
Seni yazıyorum sen bilmiyorsun
Işık söndürürken ya da yakarken
Gelmedi ya n'oldu nerde kaldı ki
Hesapta olmayan bir şey mi acaba
Hep sadıktır sözlerine kaldı ki
Zapt etmiyor kalbi artık bir çaba
Yolcu gibi bekliyorum durakta
Kimse bilmez oysa neler etti bu kara bahtım
Bir derdime nice bin dert kattı bu kara bahtım
Yeryüzünde kardeşlerim gökte yıldız kadar çoktu
Tuttu beni kör kuyuya itti bu kara bahtım
Benzincinin yanı dediler
Az ilerdeymiş
Küçük köprüyü geçecekmişim
Sağa kıracakmışım sonra
Karşıma çıkıverecekmiş
Aha oradaymış
Beni bağışla
Orman gözlerinde yaralı bir ceylan gibiydim
Hayallerimle beraber gamzelerinde çiviliydim
Bağışla Beni
Upuzun gece saçlarına asılıydı umutlarım
Diyelim ki esmer dağların ardında
Ömrüm gibi bir yarım ay doğdu
Bulutlar içinde yitip gitti gökte üstelik
Üstelik hırçın bir rüzgar
Çekiştirirken gecenin karanık saçlarını
Aynalara baktığında
Aklına geliyor muyum
Gözünden yaş aktığında
Aklına geliyor muyum
Çiçekleri derdiğinde
Bulutlarım dağılıyor erkenden
Hatıraların sağanağından sonra
Mevsimsiz zamanlara tıklıyor saatlerim
Şafaklarımda bülbül sesi
Tepelerimde reyhan kokusu yok




-
Sadık Yiğit
Tüm Yorumlarsevgili dostum bende yazıyorum nacizane senin şiirlerini de okudum ve okurken bir çoğundan keyf aldım yüreğine sağlık şiirlerini imini kullanarak pay yapacağım