Kedersiz bilinmez dünyanın tadı
Bir kadeh misali hoştur bu dünya
Yüreği doluyken içer üstadı
Hoş sanılır ama boştur bu dünya
Sabahları sanki umut doludur
Yerimiz aynıydı kökümüz aynı
Bizi bizden etti bu zalim zaman
Rengimiz aynıydı kokumuz aynı
Seni buğday etti beni de saman
Aynı anda düştük kara toprağa
Bekledim seni hep bekliyorum
Çağır yalnız ölsem bile gelirim
Bu halime bakma sen bir gel de
Ben belamı bulsam bile gelirim
İlla şimdi değil sonra ilerde
Harbiden yaman çocuktur
Şu bir milyoncunun oğlu
Yamuk adama gıcıktır
Şu bir milyoncunun oğlu
Tam çaprazında okulun
Gel de hasret kalma bizim oraya
Bizim iller başka ile benzemez
Bal damlar her akşam aydan dünyaya
Bizim ballar başka bala benzemez
Kaybolan yolcuya handır dünyada
Darmadağın viran bağrım
Yıkılmış saraya benzer
Sonsuz bir karanlık ömrüm
Geceki semaya benzer
Yanıp kavrulurken özüm
Bakma mesafenin sessizliğine
Ben sesimle dalga dalga yanındayım
Fırtınadayım sağanaktayım
Yüzüne çarpıp gözlerini kısan rüzgardayım
Benim tarafımdan akıyor nehir unutma
Sonsuza dek sürmez yağmur fırtına
Kıvrımlı dağların ardında sökeceğim şafak gibi
beni bekle
Tüylenecek kırlangıçların kanatları yuvada
Ufuk gamlı rüzgâr soğuk ama olsun beni bekle
Ben yine düşündüm biraz
Belki senden vazgeçerim
Azalırsa sende garaz
Belki senden vazgeçerim
Ay dünyayı ısıtırsa
Sen bir güldün mü
Çözüverirsin hayatımın buzlarını
Damla damla sularsın yarınlarımın nergislerini
Sen bir güldün mu
Çelikten katı yüzümde serçeler uçuşur




-
Sadık Yiğit
Tüm Yorumlarsevgili dostum bende yazıyorum nacizane senin şiirlerini de okudum ve okurken bir çoğundan keyf aldım yüreğine sağlık şiirlerini imini kullanarak pay yapacağım