Alnına değen akşam güneşi de gitti
Gölgen gibi esmer bir ufukta yitti
Gidişinin tek darbesiyle sendeledim
Aşkımın saflığını kara felekte eledim
Unuttum sözümü acıklı filmde
Dilime tercüman oldu gözyaşım
Sandım ki üzüntüm diner kalbimde
İçimi döktükçe doldu gözyaşım
Anılar dizildi bir bir sıraya
Sadece tebessüm et yeter bana
İnan her işkence zulüm vız gelir
Bedenim can bulur bakınca sana
Sen güldükçe bana ölüm vız gelir
Coşar yağmur açar açmaz güneşim
Mor dağların ıslak menekşesine
Güneşin değmesi gibi gülüşün
Rüzgarın eşliği gül gülüşüne
Dalları eğmesi gibi gülüşün
Sen güldüğün zaman yaz bahar gelir
Toprağını sevmiş yasemin gibi
Rengarenk capcanlı berrak gülüşün
Güya ıssız çölde bir ağaç dibi
Kuru dalda yeşil yaprak gülüşün
Ayırma gönlümden baharı sakın
Seni tanımadan önce
Güzelliğin ne olduğunu bildiğimi sanırdım
Sana ne benziyorsa güzel oymuş
Bunu anladım seni tanıyınca
Seni tanımadan önce
Sen benim ışığımsın
Sende filizleniyor heyecanım ruhum
Çiğ tanesisin gülde
Papatyada fal
Gölgede kalanlar cılız ve sönük kalıyor
Sana rüzgârlarla haber salar
Yüreğindeki tomurcuğa nem serper
Ufka çiviler bekleyenin gözlerini
Haziran bu avuçlarıyla sular ümitler
Bebeklerin ayağı yere basıversin diye
Bir defa geldim dünyaya bin defa pişman ettin sen
Neyse yalnız çekip gitsen dostu da düşman ettin sen
Dünyaya meydan okuyan barut gibiydim dağdım
Hasretin kor ateşiyle halimi duman ettin sen
Bulama elini kanlı gönlüme
Derdime derman yok benim hemşire
Çare yok dünyada erken ölüme
Ruhsuz beden gibi tenim hemşire
Kar beyaz ellerin karalanmasın




-
Sadık Yiğit
Tüm Yorumlarsevgili dostum bende yazıyorum nacizane senin şiirlerini de okudum ve okurken bir çoğundan keyf aldım yüreğine sağlık şiirlerini imini kullanarak pay yapacağım