Keşke gelsen
Zaman yorgunu kadife çiçeğine
Nasıl konarsa kahverengi kanatlı kelebek
Baharı getirsen mor kelebeklerle
Dalgın bakışlarıma
nerede yeşerecek baharın ilk nergisi
kim bilecek
kim bilecek seni kaybettiğim günün ilk akşamında
hangi yıldız hangi yöne kayacak kim bilecek
nasıl unutacağım seni dahası
kim bilecek bunu da
Aynı kuşun iki kanadıydık biz
Rüzgara karşı açılan
Direndik bizi ayrılığa savuran zamana
Uçurumlar vız geldi bize uzaklar hiç
Ne zaman değdiysek birbirimize
Fırtına sonrası ilk cıvıltı sesin
Gözlerin yağmur ardı gökkuşağı
Ah kardelen rüzgar sana ne desin
İpince boynunu hiç eğme aşağı
Kirpiğin kanadı kırık bir kelebek
Aynı topakta yeşermiş iki çiçek bunlar
Biri çiğdem biri nergis
Renkleri farklı kokuları farklı
Kaderleri ve kökleri aynı toprağa bağlı iki kardeş
Tutuşsalar bir gün kavgaya kim kazanır kim
İsmi İstanbul olmasaydı bu şehrin
Ağaçların saçlarından esinlenip sabah rüzgarı
Baharı taşır mıydı kadeh kadeh lalelerle
Buluşur muydu altın saçlı çocukların mavi gözlerinde
Dalga dalga boğaz
Bulut bulut sema
Sevgi yeşermedi aşkından başka
Kalbimde sevdalar kurudu gitti
Gönlüm alışmadı başka bir aşka
Dört yanını diken bürüdü gitti
Yedi veren yüzün bambaşka senin
Kaç ıtır mevsimi geçti
Köpürdü ağlaya ağlaya anneler
Gözyaşından okyanusları dipledi parçalanmış bedenler
Akdeniz’in kıyısına vurdu kimi
Kalınlaştı bir süreliğine renkli gazetelerdeki manşetler
Ne kadar benziyor kalbime sazım
Kim çalarsa hemencik titreyiverir
Bilmez ona kimin ses verdiğini
Sırlarını birden söyleyiverir
Kucaktan kucağa gezinir durur
Yeryüzünde cennet dense yeridir
Bulunduğun diyar ne kadar şanslı
Ya melektir yüzün ya da peridir
Baktığın aynalar ne kadar şanslı
Gül açar isminle dikenli bağlar




-
Sadık Yiğit
Tüm Yorumlarsevgili dostum bende yazıyorum nacizane senin şiirlerini de okudum ve okurken bir çoğundan keyf aldım yüreğine sağlık şiirlerini imini kullanarak pay yapacağım