Bir şehir kur bana
Gökdelenleri sarmalasın gök kuşağı
Sevinçten ağlasın ilkbahar bulutları gül bahçelerine
Her sokak denize çıksın
Uçurtmalar kovalamaca oynasın rüzgarla
Nişan gecesinde bunlar tanışır
Piyanist şantörle sarışın esmer
İkisi de dostlarına danışır
Piyanist şantörle sarışın esmer
Sonra epey bir mesajlaşırlar
Yüzümde hep keder nemli gözlerim
Gerçekten yalanı seçemez misin
Gözümü kırpmadan seni gözlerim
Gökyüzümden bir kez geçemezsin
Misafir oldun sen benim rüyama
Sessiz bakışların sihir gibiydi
Kirpiğin gecemden siyahtı ama
Gözlerin ışıklı şehir gibiydi
Gözlerin menekşe yanaklar lâle
Aşkın eriyen kutuplarında
Son buz kütlesinde
Yüzüyor kalbim
Tutuşup yanması yasak
Her damla gözyaşı tuzak
Gördüğü güneşe uzak
Elin bilmediği sırları bilip
Bıkmadan önüne bakar lâleler
Sevgiliye benzer sanır şairler
Utanıp da boyun büker lâleler
Gören zanneder ki üzgün yaslıdır
Kirpiğin keklik kanadı
Avcı elinde çırpınan
Belki ciğerin kanadı
Sesin yaralı bir ceylan
Boğuyor mu susuzluğun
Ey dost
Sen o yarim gitti deyip ağladın ya işte deştin yâremi
Bilmem sana mı ağlasam bana hiç gelmeyen yâre mi
Ey dost
Sen buradasın yarin orada çok özlersen yanına var
Çok bilinmeyeneli bir denklem bu hayat
Yanlış hazırlanan bir soru
Seçeneksiz sonuçsuz
Değer verme yöntemi sökmez
Hak etmeyen kapıverirken artı sonsuz değeri
Buz tutar sıfırın altında sevdalar
Uzağım sana
Çok uzağım hem de
Yakınında olana ne mutlu
Ne mutlu bastığın topraktaki tozlara
Tattığın biberlere tuzlara




-
Sadık Yiğit
Tüm Yorumlarsevgili dostum bende yazıyorum nacizane senin şiirlerini de okudum ve okurken bir çoğundan keyf aldım yüreğine sağlık şiirlerini imini kullanarak pay yapacağım