ve hayaller...
neden hep kavuşmayı beklerken sona erer?
bir kadeh ömür sundular avuçlarıma,
iç dediler, içinde umut da var, hüzün de.
dudak değdiği anda anladım ki,
en acı şarap, gerçekleşmeyen düşlermiş.
ey gönül, söyle bana,
neden her yol, vuslat diye başlar da
ayrılığın kapısında susar?
neden insan en çok
tam sarılacakken boşluğu kucaklar?
bir gül açar bahçende,
kokusu bütün ömrünü doldurur.
tam koparmaya uzanırsın,
rüzgar senden önce davranır.
gökyüzü yıldızları eksiltmez,
eksilen bizim dileklerimizdir.
zaman hiçbir şeyi çalmaz derler,
oysa en önce bekleyişi yaşlandırır.
nice umutlar gördüm,
sabahı bekleyen kandiller gibi.
şafak söktüğünde
en çok onlar sönmüştü.
belki de kader,
insana kavuşmayı değil,
kavuşmayı beklemeyi öğretir.
çünkü bekleyen yürek büyür,
kavuşan ise çoğu zaman susar.
bir ömür hesap ettim.
ne kazanan güldü uzun uzun,
ne kaybeden hep ağladı.
dünya dediğin,
bir nefeslik misafirhane.
öyleyse gönlüm,
kırılan hayallerine mezar yapma.
her düş, toprağa düşen tohum gibidir.
bugün ölür sanırsın,
yarın başka bir baharda filiz verir.
yine de içimde aynı soru dolaşır
her akşamın alacakaranlığında
ve hayaller.
neden hep kavuşmayı beklerken sona erer?
belki de son sandığımız şey,
başka bir hikayenin ilk mısrasıdır.
✍️
Mustafa AlpKayıt Tarihi : 16.07.2026 13:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!