ya sev taa am içten
kapıyı vurup çıkarken ardına bakıyorsan hala, gitmemişsindir.
bir adımı benden yana,
bir adımı yalnızlığına atıyorsan,
gelmemişsindir.
aşk dediğin iki şehir arasındaki yol değil,
aynı yaraya iki kişinin sessizce eğilmesidir.
ben ömrümce şunu gördüm.
en çok vedalar öldürmez insanı,
yarım kalan gelişler öldürür.
bir ses bırakırlar odada,
bir koku,
bir fincanın dudağında kalmış sıcaklık.
sonra giderler.
ne gittim derler,
ne kaldım.
insan da öyle zamanlarda
kendi kalbinin kapısında bekçi olur.
onun için,
ya sev taa am içten.
bir ağacın toprağa güvendiği kadar,
bir çocuğun uykuya teslim olduğu kadar,
geceyi sabaha bağlayan ince ışık kadar.
korkuyorsan kork.
kırıldıysan kırıl.
ama eksiltme sevgiyi.
çünkü eksik bırakılan her şey
zamanla acıya dönüşüyor.
ve bazı insanlar terk edildikleri için değil,
bir türlü seçilmedikleri için yoruluyor.
olmayacaksa da bırak gitsin.
bir yağmur, yağdığını bilsin.
bir rüzgar, gittiğini bilsin.
bir insan da sevildiyse sevildiğini,
bitirdiyse bitirdiğini bilsin.
arada bırakılan hayatlar var.
ve ömür dediğin şey,
bir başkasının kararsızlığına emanet edilecek
kadar uzun değil.
✍️
Mustafa AlpKayıt Tarihi : 20.06.2026 12:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Not: bir başka açıdan bakarsak, kelimenin bölünmesi okuru durdurması. normalde göz "tam" deyip geçecekken, "taa am" görünce durup düşündürüyor. ben de tam bunu istiyordum. sevginin sıradan bir "tam"lık değil, uzatılmış, derinleştirilmiş, sonuna kadar yaşanan bir içtenlik olduğunu hissettirmekti...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!