Garip, dava adlı mülküm
Donmuş karın topağında.
Arşa kafa tutan ülküm
Şaşkın çağın sapağında.
Vatan-bayrak şimdi yetim.
Kürşad adlı, alp-yiğidi
Kollayanlar yoğ idi.
Dede Korkut’un öğüdü
Aksakalın papağında.
Gele çağa kaldı öcü,
Deli Aras çalkalanmaz,
Ayparası halkalanmaz;
Bayrağımız dalgalanmaz
Külekleri ahestedir.
Kür Çayı’ndan kanlar akar
Ormanın balını
Ayı yer demişler.
Yeğin it yalını
Koyu yer demişler.
Verme ha ihtarı;
Derin hülyalardan uyarma sakın,
Düşlerime gir, beynimde sabahla.
Dilersen katlet, sabaha yakın;
Kanlı kılıçla, çiynimde sabahla.
Şeytanın günaha baktığı gibi
Sen dolanırken avare-avare,
Ben allı bayrağı dala çekmişem.
Beni bu cürümle çekerken dara,
Üzerime ben bin bela çekmişem.
Yolda karıncaya yoldaş olmuşam
Yufkaya dürerdik tuz ekip otu,
Ekmeğe katığı bulamaz idik.
Kışları yılkıya salardık atı,
Her bahar yitiği bulamaz idik.
Kışın dağlara ederdik sökünü,
Çok alıngan uzun adam
Topluma küsmesi yaman...
Öfkelenir; eder idam,
Asması-kesmesi yaman...
Belki hayal, belki düşte,
İşmar edip, el eyledi;
Başı duman tüten dağlar.
Çalısını gül eyledi,
Sırtı levin tutan dağlar.
Uzak olsa dağla aran,
Ağu sızan cam kırbayı
Ezdim işte gidiyorum.
Şerle dolu şu tormayı
Büzdüm işte gidiyorum.
Kesip atsaydım dilimi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!