Söyle, bu ülke düzelir mi sence?
Milletin efkarı “belki”ye kaldı.
Vatanın gayreti ülkücü gence,
Milletin ümidi ülküye kaldı.
Kırk harami meşalesi yakıldı;
Keşanede dem sürerken Vurgun’lar,
Göz ardıdır, Kırım’daki kırgınlar.
Hüseyin’e reva mıdır, sürgünler?
Sibirya’nın buz evladı Cavid’di.
Karşı durup, zalimlere çatan O;
Feleğin verdiği gamı-tasayı
Yüreğin yükünü omuz çeker mi?
Reçete-rapor yığılı masayı
Kağnıya yüklesek camız çeker mi?
Bir dost bulamadım derdi açmaya
Bayrağa soluk, su deli yeller;
Vurup da harmanla savura bizi.
Her karışı bitnel şu bizim eller
Muhtaç etmez dosta-gavura bizi.
Başımıza geçti bir uzun adam
Uzun adam itinin
Safı bizi bağlamaz.
Pırangalı batının
Küfü bizi bağlamaz.
İhanetle maziye;
Bir pire için yaktılar
Yorgana bizi seçtiler.
Üç ayaklıya taktılar
Urgana bizi seçtiler.
Uzaklardan avazlayıp
Men de derim bayati
Yorgalasın bey atı…
Sözün tezesi lazım;
Kulak deler bayatı.
Kendime mi sanıyorsun kaygımı,
Ovadaki orak-harman benim mi?
Cahiller yadırgar yurda saygımı.
Dağ başında yanan orman benim mi?
Ben mi koydum siyasete fentleri
Tuttum keşiğini
Geçtim eşiğini
Kerttim beşiğini
Adını ben koydum.
Çıktım zor sınağa
Aktı sevda selleri
Derede kumu kaldı.
Esti kavak yelleri
Yürekte gamı kaldı.
Çağırır oldu toprak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!