Başlatılan bu süreç;
Çözüm değil, çözülme.
Duvarımda bu kireç
Tutar diye üzülme!
Çok ustadır yalanda,
Kilitlendiler Baku’ya;
Solu/sağı unuttular.
Daldılar derin yukuya;
İş bu çağı unuttular.
Beytülmaldan otlandılar;
Bir Süleyman Sultan vardı:
Çoban idi, kebesizdi.
Veliahtta yoktu ardı…
Avrat kısır, bebesizdi.
Gelişi bir doğal afet
Sürüyü güden köpek geberince
Kuzuyu mum yapık arayacağız.
Milletin havsalası kabarınca
Gezi’yi mum yakıp arayacağız.
Biri toprağını yad ele satar
Kırın yaban çiçeği
Benzi alım nasılsın?
Yaban arı peteği
Oğul balım nasılsın?
Ulu dağlar başındı,
Sapları koyduk ipekten çuvala;
Sapta, samanda ne değişti molla?
Zamane, diye yüklendin, mavala;
Ahir zamanda ne değişti, molla?
Atlas yelkenleri çektik direğe,
İstavrozu dama koyduk
Temel bozuk, çatı bozuk.
Toprağı derin oyduk
Tarlaların otu bozuk.
Yanlış çıktı hesaplar
Bizim usta pinokyoyu düzenler
İpli midir, kurmalı mı bilemem.
Bunu görüp sudan çıktı sazanlar
Gitmeli mi, durmalı mı bilemem.
Kabinesi siyonizmin maşası
Olur oldu, gece-gündüz gösteri
İnsanların haklarından bunaldım.
Bazıları geçiriyor histeri
Azınlığın köklerinden bunaldım.
Vazifesi yükü çekmek açların
Bundan böyle sevmemize imkan yok
Nefretim ilk sevdiğime baç oldu.
Aşktan yana soğumama sebep çok
Bir bilseniz bağışlamam kaç oldu?
Anlamadım, kaçıyordu, ne diye.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!