Aslan aç kediler tok,
Düzeni koruyan yok,
Buda beni eder şok,
Bak şu çarpık düzene.
Herkes arsızı över,
Güler yüzlü efendiden efendi,
İstanbul kartalın yerlisi kendi,
Şen şakraktı ogünler ne güzel gündü,
Işık ercan Ay ışığım Ay dedem.
Unutan unutsun ben unutmadım,
Küçükler büyüğe karşı geldikçe,
Bu gidişat bu düzen böyle oldukça,
Azgın nesil şeytanla dost kaldıkça,
Merak etme kıyamete az kaldı.
Hain evlat karşı gelir babaya,
İnsanı güzel hoş yoktur hilesi,
Kader baştan bozuk, bitmez çilesi,
Yüksek mekan sanki Tokat Kalesi,
Gördüm köyüm beyazlara bürünmüş.
Ağaç gelin, dallar farksız küpeden,
Benim garip sılam ana vatanım,
Bir zamanlar orda geçti hep anım,
Erde olsa geçte olsa ölümdür sonum,
Yine gideceğim Çayır Köyüne.
İnkar edilirmi bir lokma ekmek,
Dünya derya hayat gemi,
Yok tadı düzeni demi,
Harbi insanı ehli adamı,
Çok aradım bulamadım.
Aç gözlüler gözler cebi,
Kimi atar tutar kimisi satar,
Doğrunun dürüstün gemisi batar,
Fırsatçı can dostlar pusuya yatar,
Ben çok derde çok çileye alıştım.
Bu gün sevdiğim dost kalkmış tersinden,
Hiç eski dost ile olurmu savaş,
Kör desem değilsin aç gözünü şaş,
Sana tek tavsiyem yavaş ol yavaş,
Ne bu afra tafra çalımın kime.
Nedir bu isyanın nedir bu faktör,
Dünya kendininmiş gibi benimser,
Zenginliği hayel eder anımsar,
En sonunda sonu olur karamsar,
Rezile rezillik başında bir taç,
Çalsa çarpsa rezil hırsız yine aç.
Hep çağlarım farkım yoktur ırmakla,
Durur hayat gitmez hayel kurmakla,
İşim olmaz benim kalpler kırmakla,
Anam ne olur daha beni doğurma.
Komşusu açken kendisi tok yatanlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!