Hep çağlarım farkım yoktur ırmakla,
Durur hayat gitmez hayel kurmakla,
İşim olmaz benim kalpler kırmakla,
Anam ne olur daha beni doğurma.
Komşusu açken kendisi tok yatanlar,
Şaştım dünya şaştım haline şaştım,
Akıl verdim akıl aldım uğraştım,
İyi kötü gerçeklere ulaştım,
Dünya dönse adam olmaz zibidi.
Burnunda hızması kulakta küpe,
Suçlular ak olmuş suçsuzlar madur,
Hak Adalet terazi tartı bumudur,
Umrunda değil istersen kudur,
Gidişatı bozuk düzensiz Dünya.
Şercilerle şer yoluda yürürsün,
Bu dünyada dürüst olsam ne ne fayda,
İki ayaklı tilkilerin gözü hep ayda,
Çok yaşadım gördüm şehirde köyde,
Eşim dostum isteyenim yok benim.
Şahin dediklerim karga çıktılar,
Bir ahbapımız var sancak tepede,
Geldi bizi karşıladı kapıda,
Dost dostu bırakmaz kışta tipide,
Örneği sancak tepede var Ergün Yılmaz.
Gül dalında diken olup bitene,
Bu sevda eskidir değildir yeni,
Ne söylersen söyle dinlemem seni,
Bir gün baba olursan anlarsın beni,
Çok zor olur çok zor evlat acısı.
Sana herşey basit hey tuzu kuru,
Geliş gidiş asıl iki kapıdan,
İnsan fani dünya sağlam yapıdan,
Kurtulamaz boran kıştan tipiden,
Gelen şaşkın giden yolu şaşırmış.
Dünya fani dünya duy be havalı,
Bal dudaktan zemzem suyu akıyor,
İçimde ateşi beni yakıyor,
Dikmiş gözlerini bana bakıyor,
Güzel ceylan gözlü geline bakın.
Sarmaş dolaş olurmusun beninen,
Yalanı olmayan dolanı olmayan,
Her zaman dostluktan geri kalmayan,
Dedikodu koğu gıybet bilmeyen,
Ben her zaman gerçek dostu ararım.
Yalancının dostluğu sürer pazara,
Otlatırdık kıraç dağda koyunu,
Oynaridik çelik çomak oyunu,
Çok özledim köyüm soğuk suyunu,
Güzeldi o günler gelmez bir daha.
Lezzet kataridi sabah çorbası,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!