Bu sevda eskidir değildir yeni,
Ne söylersen söyle dinlemem seni,
Bir gün baba olursan anlarsın beni,
Çok zor olur çok zor evlat acısı.
Sana herşey basit hey tuzu kuru,
Geliş gidiş asıl iki kapıdan,
İnsan fani dünya sağlam yapıdan,
Kurtulamaz boran kıştan tipiden,
Gelen şaşkın giden yolu şaşırmış.
Dünya fani dünya duy be havalı,
Bal dudaktan zemzem suyu akıyor,
İçimde ateşi beni yakıyor,
Dikmiş gözlerini bana bakıyor,
Güzel ceylan gözlü geline bakın.
Sarmaş dolaş olurmusun beninen,
Yalanı olmayan dolanı olmayan,
Her zaman dostluktan geri kalmayan,
Dedikodu koğu gıybet bilmeyen,
Ben her zaman gerçek dostu ararım.
Yalancının dostluğu sürer pazara,
Otlatırdık kıraç dağda koyunu,
Oynaridik çelik çomak oyunu,
Çok özledim köyüm soğuk suyunu,
Güzeldi o günler gelmez bir daha.
Lezzet kataridi sabah çorbası,
Para,mal,mülk diye çırpınıp durdun,
Aldın mirasımı ne aradın ne sordun,
Beni Tokat Zile Çayır Köyünden sürdün,
Ben sana hakkımı helal etmedim.
Kardeş dedim abi dedim inandım,
Fakir isen yoksa paran çok çetin,
Kimsenin yanında olmaz kıymetin,
Maskarası olursun salakana itin,
O garip halini görende olmaz.
Sana bakıp seni dışlar soysuzlar,
İçindeki kurdu dışına vurmuş,
Kendini beğenmiş çırıpınıp durmuş,
Bence derler böylelere kudurmuş,
Nerde ne ararsın halamın bubuk.
Adı Hümmet soyadı Akgül solaklı,
Haziranda gelmiştik hep beraber,
Sonbaharda geçtin gittin ne haber,
Benim için dürüstlük çok müteber,
Harbi çocuk yanlış bilmez Muhammed.
Sanki iş yeri değil de gittik askere,
Kimileri oh çeker kimisi güler,
Bana anam ağlar arkamdan meler,
Sevenlerim başın sağ olsun diler,
Bir gün bu dünyadan gittiğin zaman.
Dünyada kalmaya çırpınır canın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!