Zaman öyle zamanki çember daraldı,
Şeytanın yerini insanlar aldı,
Eski günler bu günlerden kraldı,
En yakın dostlarım sırtımdan vurdu.
Günden güne sonu gider hüzüne,
Müslüman kopyalı sahte softalar,
Yaktı bizi yalaklar yaftalar,
Şahit oldu yıllar,aylar,haftalar,
Herkes bön bön baktı Sivas yanarken.
Böyle manşet tarihte ilk görüldü,
Bir zamanlar seni severim derdi,
Bende onu oda beni severdi,
Seni saracağım diye söz verdi,
Şimdi ise Fidan boylum el oldu.
Yıllar önce benim için ölürdü,
Güzel menleketim gözümde tüte,
Çorumdan ileri yozgattan öte,
Her yeri Cennettir ne gerek mete,
Şimdi buram buram kokar Tokatım.
Köyüm Çayır köyü aslım zileli,
İnanmam nanköre oyuna gelmem,
Arkadan kuyu kazıp yüzlere gülmem,
Bizde adet böyle yalanı bilmem,
Her zaman kanundur benim son sözüm.
Kursaksız kediler leşlere uçar,
Çıkarcının çıkarına uygun gelmezsen,
Eğer yalan dedikodu bilmezsen,
Yalancının yalanına ortak olmazsan,
Söylersen gerçeği dostun bulunmaz.
Herşeye göz kapa üstüne gelme,
Bile bile taşa vurur baltayı,
Vardır ölüm hiç düşünmez öteyi,
Suçluda olsa kabül etmez hatayı,
Adam olmayana sözde kâr etmez.
Nasihatım ana bacım halama,
Kendisini adapta etmiş inada,
Şaşkın kaldım inan ben bu konuda,
Kökten siler iz bırakmaz anıda,
Duman çıkmaz bacasından dumansız.
Saygı bilmez söz dinlemez amansız.
Demek benim sözlerime alındın,
Cahil değil sen şairi ne sandın,
Şüphelendin boş sözlere inandın,
Sen Şairi yaraladın Şükrü Bey.
Seven sayan dosta değer veririm,
Kalbimi derinden yaktı,
El gibi geriden baktı,
Sanki başka güzel yoktu,
Aşka susadım susadım.
Dudağı dem dili mezeli,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!