Kendimi vurdum taştan taşa taşlara,
Şaşkınlığım saçma sapan işlere,
Daldım yine çıkmaz hayel düşlere,
Üzgün oldu benim gülen gözlerim.
Bayılır zalimler ufak fırsata,
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Yol bitmiyor koşa koşa,
Kızgın soba kızgın maşa,
Bir türlü ısıtmaz hayat.
Kalmaz dizlerin dermanı,
Pir Sultan Abdal'ım Şah'ların şahı,
Otuz yedi gülün neydi günahı,
Sürünsün yakanlar kalmasın ahı,
Nedense ben sana kıl oldum Sivas.
Pir Sultan Abdal'dan Yavuz'dan beri,
Ilık su havası,bülbüller öter,
Ağaçlar üstünden yükünü atar,
Yabani canlılar uykuya yatar,
Sitresle hüzünü atar sonbahar.
Küçük yaştan beri yazarım şiir,
Hayat felsefesi yaşama dair,
Dertler fırsat vermez olmuşam şair,
Bugün defterimde bu son şiirim.
Hep söylerler bana hep boşa yazar,
Şefim Dilaverden vardır bir ricam,
Bana şiir yazacakta görecem,
Şiir yazmak zor sanattır zor hocam,
Şefim Dilaverden şiir isterim.
Şahini uçuran telli kanadı,
Kâmuran çok severmiş Sibel'i,
Ayrılmam der ömür boyu tövbeli,
Kamuran'ın cennet tomurcuk gülü,
Tek aşkım Kâmuran der imiş Sibel.
İçinde yer etmiş Kâmuran hınçlı,
Beni kucaklayıp seven anamdı,
Defol git başımdan diyen babamdı,
Saygıda kusur yok benim çabamdı,
Bir gün olsun evlad deyip sevmedi.
Güvenim yok asla kul oğlu kula,
Ben askerde sen sılada hasretle,
Artık yeter dayanamam sevdiğim.
Hüsran ile hüzün hazin bir dertle,
Artık yeter dayanamam sevdiğim.
Hayaller kurarım bu da yetmiyor,
Kalbinin köşkünden bana yer verdi,
Cennet güzelliği önüme serdi,
Benim için düyalara değerdi,
Hayat arkadşım sevgili yarim.
Duymadım birgünde hele git öte,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!