-akıyor zamanın zamanı yuttuğu
karanlıklar yamalı bohça eğreti gülüş-
zamanı gelmiştir gidişlerin
bir ağaç döker kabuklarını
bir dal uç verir soyunur geceye
1.
Bir gün cesaretimi topladığımda yazarım
Şiir yada kısacık öyküler demiştim kendi kendime
İşte seninle bir gece kaçaklığında esti öylesine
-“Gün her zaman ki hüznünü giyip başladı
-Yaşananların Anısı Bilinçlerde Taze Kalsın
Bir Güne Değil Her Güne Unutulmazlıklara-
cemre üç kez düşer havaya suya toprağa
mevsim döner bahara
renkler cümbüşüyle çiçeğe durur tabiat ana
Yaşamın gerçekçiliğinden
Akarım hep içime
Romantizmin damarı
Seninle tetiklenir iç sesimde
Geceden mi aldın
Gül yanaklı gamzene
-“Acılar hep bize düşer usta” Bu ne ilk ne sondu -
Ve Yaprak yaşadığı
Zamansız gelen vurgunda
Günlerce göçük altında
Yaşamla ölüm arasında kalakaldı
Ufuk puslu bulut ardı
yer gök bir
dağların başı dumanlı
bu yüzü bu yüreği kim güldürür
söyle can gülüm söyle
kim kimi nasıl görür
Dünün sessizliğinde
duyulmayan ağıtlarda
bu gün hala süren
katran karası
kalp ağrısı büyüten
bu vahşet kusan karanlıkta
Bir adam
Sevdası çocuk sevinçlerinde
Gözleri ışıl, ışıl ne kadar çok sevmişti
Kendinden öte, hasret ayazlarında
Hep büyüttü sevdasını
Büyük bir heyecanla, tirtir, titrerken
Doğanın her hareketi konuşurken
Susmamanın zorluğunun yanında
Susmayı öğreniyorum
Susamışlığın yakıcılığıyla
Susmak
-kadın erkeği açan erkek geceyi soyan
kadın geceyi tümleyen güne erdiren -
bekliyor taç takmış davetinde gece iki bilinmez bir denklemde biri içte biri dışta biri sen biri ben öylesine akardı zaman sen yoktun öncesinde ben yoktum senin öncende alaca bir akşam gönencinde
çıka geldi kondu yürek tüneğine iki kişi arasında neydi bu yakalanan şimdi yatağını arayan bir ırmak aktıkça akan her akışında tortularından sıyrılan kendini bulmaya çalışan
sütünü kesme emmek içmek istiyor seni bırak yakalansın bırak yansın zaman




-
Umut Yıldırım
Tüm YorumlarIşıklar içinde uyu güzel insan. Seni unutmayacağız