Annelerimiz ve Tüm Kadınlarımıza
Bir seni bir sen içinde hep dinledin hangi rüzgâr eserdi o an için fırtınasına,
akın eden o anafor alır seni, katar, katar geçer vagonlar içinde ne çok kara kuru kırık anılar, hüzün bu deryasında aktığımız dirençleridir tutup umuda sarıldığımız, kıyılar boyu savrulduğumuz yaşamın, başlar bir senli sensizliğin yangına düşmüşlüğümüzde ser hoş zamanın uzar kulakları Midas yanar, yanık bir tarihin mirasçılarının kanar denizleri kara zift akar, yerin altından Akdağdan madencinin duyulmaz yüreğinde atan kazmasının sesi gün soğuk kış boran ısınır betonlar sarsılır yedi rengiyle gökkuşağı…
Uyanışlarımızda sarıldığımız sımsıcak güneşli gündür bakışında gün aydınlığı sevgi seli, bütün yıldızları elleriyle taç yapan can sıcağı, bir okyanustur deryasında yüzdüğümüz, öyle yakınsın ki bir benden içeri bir sen, ah anne sen yoklukta en büyük acıda sızladığım- varlığında korunaklarında kaldığım koca bir servi ihtişamı, yıllar bağrında çınar, yaşanan-yaşanası en büyük sevdamız.
Y.A.Ş Sürecinde
Ordunun Tüm Kademe Komutanlarıyla Birlikte,Başta Genelkurmay Başkanı, Kara, Hava, Deniz, Jandarma Komutanları, Mit Müsteşarı, Başbakan, Savunma İle İç İşleri Bakanlarının Bir Araya Gelip Güvenlik Açısından İç Ve Dış Ülke Savunması Ele Alınırken, Kim Yükselecek Kim Harcanacak Kararları Halktan Büyük Oranda Gizlenerek Veya Çarpıtılarak Çelişkili Görüntüsüyle Sağlıklı İzlenim Vermemekte, Siviller Mi Öncelikli Yoksa Silahlı Güç Olanlar Mı, Sözün Özü Yönetme Erkinde Öncelik Tarihsel Gelişime Bakınca Devletin İşleyişinin Daima Silahların Önce Ve Etkinliğini Bize Göstermektedir…
Yüksek Askeri Şura Toplantısı Yapılırken Bir Yandan Trilyonlarca Savaşa Akıtılan-Harcanan Para, Onca Emekle, Acı-Kan- Gözyaşıyla Yıkanan İnsanlık Ve Ülke Toprakları, Ortaya Konan Tavırla Açılımlar Sunulmakta, Öte Yandan Yakın Savaş Silahlarını Övünerek Geliştirdiği Belirtilerek Televizyonlarda Adeta Caka Satılırcasına Övünülmekte, Dağlarda Savaş Bir Şekilde Sürmektedir. Kaldı Ki; Gelişmiş Kapitalist-Emperyalist Ülke Burjuva Demokrasilerinde Ne Böyle Bir Kurum Ne Böyle Bir İşleyiş Söz Konusu Değildir. Bunu Birçok Kesimden Sistem Savunucusu Olan Kişiler Bile Dile Getirmektedir. Kimi “Aydın, Yazarçizer, Düşünür, Gazeteci Takımı” İse Sürekli Bir Masal Gibi Dile Getirdikleri Peygamber Ocağında Yanlış Olmaz, Ordunun Bir İç İşleyişi Ve Kendine Özgü Teamülü Olduğundan Söz Etmektedirler. Öne Sürülen Düşünce Gerçeği Yansıtmadığı Sistemin Kendi İşleyişiyle Ters Yüz Etmektedir.
Devletin On Yıllardır Mustafa Kemal Ve Cumhuriyet Kadrolarının Düşüncelerini Halka Adeta Kuran Gibi Benimsetilmeye Çalışıldığı, Eleştirilemez- Dokunulmaz Bir Tabu Şeklinde Sunulmaktadır. Bu Yönüyle Bile Devlet Kendinle Çelişmekte. Zira En Azından Açık İşgalde Emperyalizme Karşı Olan 1920’lerin Hareketi, Günümüzde Sadece İçi Boşaltılarak Çarpıtılıp Türkiye Halkına Kendi İşbirlikçiliklerini Gizleyerek Sunmakta, Bununla Birlikte Bedelli Askerlik Son Kez! Uygulanarak Ortadan Kaldırıldığı Açıklanmıştır.
Bu Uygulamaya En Güzel Sözü Halkımız,”Zenginimiz Bedel Öder Askerimiz Fakirdendir” Diyerek Ordunun Yapısını Belirtmiştir. Kaç Zamandır Ortaya Konan Bu İşleyiş Kimleri Kayırmaktadır? Ayrıca Kaymak Tabakalaşanların Çocuklarının Nasıl Kayırılarak Nerelerde Askerliklerini Yaptıklarına Dair Asker Alma Dairesinin Bilgilerindedir (İnternette Dolaşan Bilgiyle de) Bu İki Örnek Nasıl Ve Ne Oranda Tutarlılık Olduğunu Çok İyi Göstermektedir. Ordudaki İhalelerden Kimi Açığa Çıkan Rüşvet Skandalları Da Unutulmamalıdır…
Özgür Kadın
Özgür Erkek Demek
Yaşamı Her Alanda
Özgür Kılmak Gerek
Ses Ver Özgür Kadın
--------vurgun bir kaç günün
sıkıntılı anlarının gecesiydi gelişin
---yalnızlıklarım hep sürerdi izini
düşerdi kente bir sensizliğin sancısı
ne çok çelişkiler var yaşanan süreçte
-------hak edenin yaşayamadığı
Kendi rüzgarımda
Kendi fırtınamı biçerim
Ben sensizliği
Bilsen nasıl
İç geçirerek çekerim
Vuırmasan diyorum
An dedi çattı
An dedi çaldı kapısını
An dedi fırtına gibi girdi
Haniler vardır ya hani
Derin anlamların izinde mavileriyle
Sal ipini yüreğinin gitsin gittiğince enginliklere
Biliyorum saldın salmasına da
Yüreğin sana düşman gittiği yerler sana el gelir
İçindeki eli önce el olmaktan çıkar
Asıl sorun o boşluktan kurtulmak
Suya yazılmadı bu sevda
Yer eden kolay silinmez
Atar iki bende iki can
Yanar sevda ateşi
Çığlıklar boran, içerde kopar tufan..
Git ömrüm kuşu çık içimden git
Bir güne sığmaz ya, bu özlemler bir güne
Sevgiler sınırsızca ya,özlemler bir o kadar
İsteyipte olamamak var ya
Akla düşürüp özlemleri istekleri dağlanmak
Her günü çocuk gözlerinde bayram kılmak var ya..
Var ya işte avare yürek serserin üşür ya
Bilirmisin vaz geçilmezim
Ne fırtınalardayım
Ne gemi azıya almışta gelmişim
Küreksiz yelkensiz açık denizlerden
Vurulmuş bir yaşamın paramparçalığında
Her an yeniden doğuşları yaratıyorum




-
Umut Yıldırım
Tüm YorumlarIşıklar içinde uyu güzel insan. Seni unutmayacağız