Sevgisinin sıcağından, mil-
Hasret, bulutları oluşmuştu.
Bulutlarda biriken,
yağmurları yağdıracaktı.
Eğer; çarpabilseydi,
Her insan edebiyatıdır,
Kendi; kader kitabının
Doğmadan alnına basılan yazıları,
Yaşarken okur öğrenir insan.
Arada boş bırakılan beyaz sayfaları,
Kendisi doldurmalıdır insan.
Herkesin acıları var
içinde sakladığı!
İyileşmeşi için zamana bıraktığı,
Bazen dost sandıklarınla paylaştığı
anlaşılmadığı...
Dost bildikleri tarafından
Hey acı
yine gelmeye başladın üstüme her yönden
gündüzlerimde gece oldu sen hükmünü sürerken
Hey kadın
sahi neydi senin gerçek adın
Güneş batar etraf kararır,
Yıldızlar sıyrılır gizemlerinden,
Bir bir parıldar gökyüzünde,
işte!.
Bu zamanlarda başlar hüzünler bende.
Yüreğine koyarsın, aklımdan hiç çıkmaz!
Hayallerimde baş oyuncu olur,
Aşk masalının kahramanı.
Gerçekte, bir var, bir yok gibidir.
Az gidip, uz gidip, dere tepe düz gidilmez.
Ağladığı zaman, nisan yağmurları misali
akar gözlerimden yaşlar
Ağlayamadığı zaman kurak ,
Çatlak toprakların ,
kızgın güneşin altında yanışıyla yanar yüreğim.
Ben senin; korkaklığını sevmiştim.
En çok neden, korktuğunu anladıktan sonra
Bir kez daha sevdim.
Senin korktuğunu, bende seviyor,
Bende bir tek ondan, korkuyordum.
Paylaşmayı severim,
Yemeğimi ,ekmeğimi,
Sevgimi, ama aşkımı asla...!...
-Hislerim yanıltmadı bu seferde beni,
habersiz geldiğim o gün,
Bir tohum düşmüş kendiliğinden,
o ıssız bahçeye.
Belki kuşların ağzından inen.
Belki hayatın sınavlarının bulunduğu defterden ,
belkide kaderden düşen ....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!