Gece dursun, sen dur, arabalar dursun, ışıklar dursun
Yağmur sırılsıklam dursun bu şehirde
Şarkılar dursun, sözler dursun
Zaman dursun, gözlerim dursun, dillerin dursun
Şimdi aklımda sen olmasan,
Değme keyfime o vakit;
Keyfim incinir,
Değme…
Yoksan,
Dur, anlatma!
Ben söyleyeyim;
O kadar çok kirlendik ki
Ateş bile yıkasa
Paklayamaz bizi...
Az önce gölge geldi yanıma
Bilinmedik gerçeklerden bahsediyor
Görsen şaşarsın, sanki geceden kaçıp gelmiş
Oturdu şöyle, benim elimde bir yudum acı
Yutmak üzereydim o acıyı, elimden tuttu…
Kahvedeki sen
O zaman, yerime içmelisin bu kahveyi
Beni düşleyerek çekmelisin kokusunu kahvenin
İçine, ta içine çekmelisin
Dudaklarımın tadını duymalısın o acı kahvede
Düşe düşe,
Düşüme mi düştün yine?
Diyorum gelsen şöyle;
Kıpkırmızı, sımsıcak
Zira
Yeterince üşüdüm...
Ne özledim seni,
Ne kadar sevdim seni…
Ne denli sevmemişim seni,
Ve nasıl da nefret ediyorum senden…
Yokluğun başıma bela
Yazdığım hiç bir sözde sen yoksun,
Arama kendini!
Yanımda olsaydın,
Söz de olmazdı...
İnsan olmanın onuruyla dimdik yürüdüler darağacına
Ne tereddüt ne korku ne bir çaresizlik vardı gözlerinde
Hayatı, canlarından vazgeçecek kadar çok sevdiler onlar
Severek, bilerek, onurlarını bileyerek
Ve cellâtlarının yüzlerine gülerek gittiler ölüme…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!