Ben her gün ölüyorum Anne.
Her nefeste, bir kez daha kayboluyorum.
Binlerce kez doğmadım ama,
binlerce kez öldüm Anne.
Her ölüme dair bir başlangıç,
her başlangıca dair bir son var biliyorum.
Dostlarım, kınamayın beni asla.
Hayal kurmak bedava, nasıl olsa.
Gerçek pahalı ve acı oysa...
Sevmiştim onu, ilk bakışta,
Kelimenin tam anlamıyla.
Ölmeden ölene, ölüm dert değil,
Yaşarken ölene, mezar şart değil,
Kıbleye doğru beş vakit eğil,
Kabirde namaz sorarlar, çok da geç değil.
Gönül aynan kirlenirse, sil hemen,
Gönül değme her önüne sırların deme,
Dost görünen her kişiye özünü verme,
Bir tatlı söz işitince hemen kanıverme,
Çoktur seni aldatanlar yâri gönül.
Yalan ile eğri yolda menzil bulunmaz,
Kimseye kızdığım falan yok,
benim öfkem kendime.
Herkesin değerini bildim de, kendi değerimi bilemedim.
Hatır bildim, kıymet bildim, dost bilip dert dinledim;
ama kötü günümde çeşit çeşit mazeretler dinledim.
Ne kimseyi sattım ne de yalakalık yaptım.
Bir zamanlar güneş daha erken doğardı sanki,
senin adınla uyanırdı sabahlar.
Gülüşün,
en karanlık günlerime düşen bir ışık gibiydi;
hiç sorgulamadan inandığım
Bugün, beni terk ettiğinin 650. günü.
Tam 1 sene sonra…
Telefon çaldı.
İsmini görünce kalbim titredi,
Ama açmadım.
Sadece sustum...
Ben sendeki seni sevdim Asena…
Dışarıdan herkesin gördüğü seni değil…
Bir tek benim bildiğim, bir tek benim hissettiğim seni.
Gülünce büyüyen göz bebeklerini sevdim mesela…
O gözlerinde saklı duran masumiyeti,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!