üşümüştüm
seni örtmüştüm üzerime
ve ısınmıştım çok derin
uyumuştum sanki koynunda mutluluğun
derin çığlıklar da bölemez
Sürekli konuşuyordu
yorgundu bedeni
ama yaşadıklarını herkes bilsin istiyordu
Yıpranmış elleriyle
yıllardır giydiği ceketinin ceplerini karıştırdı
Suya düşmüş yüzüyor
yeşil bir yaprak
ve bir karınca üzerinde
çırıl çıplak
ver
bir yudum tadayım tadından
ve içeyim suyundan da ver
hasretimi dindirmeyecek misin sen
bana sorma ne olur
dinmeyecek bu öfkem hayata
sıkıştım
hayat ve yalnızlığın arasına
volta attım
bir düşten diğerine
uyandığım “zaman”
yine yalnızlıktı
güne bakan çocuklar gibi bakıyorum sana
ama gözlerim kısık
derinlerimdesin
her gece
her gün benimlesin
sigara değil
sensin
içime soluksuz çektiğim
ve yutamadığım düğümsün
geçemediğim ince çizgi belki
duygular, üç saniye kadar uzun
üç saniye kısa, yaralayıcı...
bazen, bir bulut kadar uzak,
şimdi kadar yakın.
sadece kaşları belirgin
ve
gözleri
ağlamakta
yalvarmakta olan
sevme sen
yalnız ben yosunlanayım aşktan
yalnız benim gövdem yanıp küllensin
sevme
sen bilme aşk yarasını




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!