bir ses duydum
adını koyamadığım
ne tam içimden
ne de dışımdan gelen
sanki zamanın çatlağında sıkışmış
yanmayı unutmuş bir anın tortusu
dokundukça çoğalan
kaçtıkça derinleşen
bir boşluktu bu
içimi kemiren
ve ben
onu susturdukça
kendime daha çok gürültü oldum
dedim ki:
insan en çok
anlam veremediği karanlıkta
kendi suretine çarpar
çünkü bazı yankılar
geri dönmek için değil
içine çökmek için vardır
ve ben
kendi içimde
adı konmamış bir yerin
haritasız yolcusuydum
ne geçmişti bu
çünkü hiçbir şey hatırlamıyordum
ne de gelecek
çünkü kimseye inanamıyordum
şimdi
ince bir cam gibi gerilmişti içimde
bakınca kırılan
dokununca kesen
tam o anda
göğsümün ortasına
sessiz bir kor düştü
ne bir ışık bıraktı
ne de bir iz gökyüzünde
ama içimde
yandı uzun uzun
ve anladım:
bazı düşüşler
görülmek için değil
derinleşmek içinmiş
bir uğultu büyüyordu şimdi
sessizliğin en dip yerinde
adı yoktu hâlâ
ama artık korkmuyordum
çünkü umut
her zaman bir ışık gibi gelmez
bazen
yanarak düşer insanın içine
ve sen onu felaket sanırsın
oysa o
karanlığın içinden geçen
ilk hakikattir.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 4.05.2026 20:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!