Bir duvardi
Bolerdi bizi ikiye
Yinede cok guzeldi
Uzerinde sekillenirdi yasamimiz
Resimlerinin icinde yasardik.
İç iç şarapçı,
Kok pis kok.
Muhabbetin bol olsun yeter.
Şarapçı iç iç.
Koymuşlar hayatı şişeye,
Bepanten kokusu yayilirdi
Nasirli ellerinden...
Mavi gozleri yorgun
Yarinin sabahini dusunmekde aksamdan...
Bildigi gibi yasamaktaydi
Baskalarinin begendigi gibi degil
Gecenin icinde
Bir uykudasin derince
Ama neseli cigliklarin
Kulaklarimizda…
Sabahlarin en guzeli
Senin civiltilarinla uyanilan
Yillar icinde
Gecen saganaklar
Biraktigim yerde
Izmirin mavisinde kalmis...
Bir golgedir hayat
Sevgilim,
Hasretin kemikleşti gönlümde.
Kağıtlara sığmıyor dertlerim.
Sırasını şaşırdı,
Geceyle gündüz.
Senle dolu sanki bir ömür.
Kuşağımda göğü sakladım
Hasretin kokusu sinmişken
Tren raylarının soğukluğuna
İlkiydi bu görmelerin
Renklerin en ilki
Sabahsızlığın içinden fırlayan
Sancıdı yarada gençliği
Uzun bir sedir ağacı misali
Sallandı son kez
Hasretin rüzgarında...
Son soluğuyla
Bir gundu icinde gunlerin
Kargalarin ac siyahinda parlarken gunes
Karlar altinda bu buyuk agaclar
Misali hasret ormanlari
Oylesine soguk ve burukki her sey
Bitermi bir yerde bu hasret deyip
Yangın yüreğimde,
Kurulmamış bir ülkede,
Hayallerle yaşarım.
Cesaret edilememiş,
Bir sevgiyle;
Sevememenin kahrıyla yanarım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!