Inadina inadina
Varacagiz bu yolun sonuna
Kirilsada dislerimiz
Vurulsada dostlarimiz
Yalan olsada asklarimiz
Dedigimiz dedik
Yardım istiyorsun
Sana uzak gülüşler
Taşıyamam
Yoruldum!
Bu kent arkamdan kaçıyor
Soluk soluğa sokakları
Rüzgarlarla savrulan
Toz misaliydi insan...
Kah karaları kah denizleri aşan
Ezgi misali yayılandı insan...
Solgun yüzlü kadın,
Zor işin.
Sabahtan düşmek yollara.
Kollarını çekemeyen gövdenle.;
Vardiyalarda güneş beklemek zor.
Bitecek nasılsa ölünce.
Ard arda dizildiler
Sıralarından dökülen paçavralarıyla
Elleri yüzleri ve açık gönülleriyle
Taşlı yollarda yırtılmış tabanları
Ve inadına işleyen beyinleriyle
Dünyanın asıl efendileri işçiler
İşte memur oldu
İşine gidiyor
Düşün ufukları daraldı
Soluğu azaldı İşte memur oldu
İşine gidiyor
Düşün ufukları daraldı
Işınların ırayan şenliğinde
Sen kara bir nokta
İnanki değilsin bağlı
Ne yarına nede bugüne
Seni bağlıyan uçurumlarki
Onları sen kazıdın
Bu kaçıncı boğuşun,
Işığınla lime lime bedenimden,
Kaçıncı ışıyışın.
Kanımı kurutup;
Kaçıncı kez soğuruşun.
Belki anlam arayanlara.
‘Hosgeldin bebek yasama sirasi sende’
Seni bekliyor bahar
Cicekleriyle suslendi agaclar
Umudun en guzel gunlerinde
Gunesle isinacak tenin
Annesinin yureginden cikan en guzel tomurcuk
İç Sinan iç
Hayatı koymuşlar
Şişenin içine.
İç Sinan hayatı iç.
Sonra bir güzel
İşe gecenin içine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!