Geçmişin
Büyülü sokaklarındayım
Şimdi günlüğümden
Derin çığlıklar yükseliyor
Gözlerim takılmış
Geçmişin gizemli sokaklarına.
Kalk gidiyoruz,
Sefaletle örülmüş duvarlardan,
Yıkılmış umutlardan,
Sahtelikler sunan tanrılardan,
Bıktım artık.
Sonraydi yillardan sonra
Unutulmus bir kelimeydi ask bizim lugatimizda
Yalanlardan geriye sadece berrrak bir kufur kalmisdi
Kulaklarimda yankilanan her sey yalandi
Gercek olan tek sey vardi o da sendin
Gecen kaybolan zamandi
Bilesinki egilmez bir onurdur
Icimizde didinip duran
Iyilige dogrudur yonumuz
Sanirlarki budur koturumlugumuz;
Andinmi o guzel sabahi
Barış için;
Dalgalanıyor deniz.
Deniz barış için,
Taşıyor hammaddeleri.
Tüm silah taşıyan,
Tabutlukları batırıyor.
Acı dolu bir;
Çığlık gibi,
Geçiyor Batı Ekspresi.
Anadolu kayıyor,
Ayaklarımın altında.
Dört yandan;
Koşuyordu,
Alnın da teri.
Yüreğinde kederi,
Düşe kalka koşuyordu.
Zaman da hırçın bir tufan,
Unutma umutlarını,
Hafızanın zerrelerine;
Kazı umutlarını.
Sakla altın gibi.
Unutma umutlarını,
Onlar ki;
Anlaminda sonu var mi?
Dogrunun tekledigi bir yer
Yada yollarin olmadigi bir mekan
Sonun hesaplandigi bir okul var mi?
27.04.08
Soluklanan gün.
Bir kuyu dibi.
Karartılmış bir ünlem.
Sağaltılmış bir yara.
Irmak sesinden.
Orman nefesine yayılan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!