ÜÇ DİVANE HİKÂYESİ
(Bir vuslatın çileli meşkiyle yazıldı bu hece...)
I. DİVANE: Yankısız Bir Gölge
Zamanın eşiğinde,
hurufatla örülmüş bir aynada seyrân ederken,
Göç eyledi gönlüm,
rü’yâya bürünmüş çöllerde serâbı seyrederken,
Bir tel dolanmış kalbime; ne yâre çıkar, ne dîvârdan geçer,
Adını unutmuş bir derviş gibi, “ben” demeyi unutur, aşkı seçer.
Ağaçların diliyle konuşur bir divane,
taşlara sır fısıldar,
"Ben kimim" diye değil, "Hiç kimse" diye ağlar,
duvarlar ıslanır,
Harâbî sözleriyle anlatır nefsin en kuytudaki hevesini,
Yel alır aklını; sarhoş olur nehirler, unutur kendi nefsini.
Bir rüzgâr dolanır,
eski bir seccadenin kırık ilmiklerinde,
Zikir gibi döner,
aşkın kalbini yakar gecenin derinliklerinde,
Ve o divane bilir:
mecâzdan hakîkate yol, ateşle çizilir,
Bir hece düşer dudağından,
yedi kat gök birden çözülür.
II. DİVANE: Ayna ve Hayâl
Bir seher vakti aynaya bakar ikinci divane,
gözleri aydınlıkta kör,
Hakîkat dediğin şey,
belki de sûretin içinde saklı bir kördüğüm,
bir kör.
Kalbi, nazar etmez akla;
aşkı akıldan üstün gören meczûbân mektebinden,
Konuşmaz çok; konuşsa,
her kelimesi bir yakarış olur, derinden.
Bak, diyor,
bak ki içindeki gölgedir seni yutan,
Bir tek nefeste hem var oluruz,
hem de yoktan.
Ve her harf ki dökülür kaleminden, rahmânîdir,
Kâğıt yanar, kelâm uçar,
susmak imandır, lâkin yârânîdir.
Sürçen lisânımda Hakk’ın celâli gizlidir,
Düşen her hecede bir vuslatın izidir,
O der: "Ol!" demişken aşk,
kul neylesin kaderi,
Ayna kırılır, hayâl kalır,
kaybolur bütün şehirlerin bedeni.
III. DİVANE: Küller İçre Kudret
Üçüncü divane bir küle dönerken
semânın sükûtunda yandım,
“Ben senim” dedi Hakk’a;
benliği terk edip sırrında kaldım.
Ne mâzi kalır ne âti,
onun gözlerinde zaman bir elif gibidir,
An be an yok oluşta varlık arayan bir aşk dervîşidir.
Diz çöküp rüzgâra,
mecnûn olur her harf,
Zemzeme gibi akar hikmeti,
gözlerinden çıkar bir tarîkat harf.
Yandıkça döner, döndükçe yiter,
Yokluğun zevkini bilen, varlığa yâr diyemez;
yârsız yürür bir ömür yeter.
"Ey cân" der, "çileyle sevilir en hakîkî seyr,"
Sır kalpte mühürlenir, lisan susar,
çeker gizlice bir mekr.
Ne gam ki aşkın yolu dikenli,
Her diken bir isim olur,
her isimde bir sır gizli.
Hatime:
Üç divane yürür bir yolda, biri susar,
biri yanar, biri söze bürünür,
Zaman eğilir önlerinde;
Hakk, kendi aşkıyla kendine görünür.
Her biri bir aynadır,
her aynada bir perde,
Ve perde kalktıkça,
aşkla doğar her secde.
Kayıt Tarihi : 5.06.2026 18:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!