Neden hışırdıyor serviler
Yer mi kaldı ki yüreğimdeki mezarlıkta
Bir gelen mi var
Sıradaki kim
Ayrılıklar taştı da
Kendimi mi gömeceğim
Çırpınır bir serçenin yüreğinde
Öylesine heyecanlı yüreğim
Bir servinin uzayan gölgesinde
Uzanıp da tutmak ister
Sıcaklığında erimek isteyen ellerim.
Avuçlarıma gün ışığı koyarım toplayıp saçlarından
İnanırım gözlerine her mavinin her tonunda
Bakışları derim yüreğinindir
Sevdamı sunarken içten içe
Yüreğimdir derim gördüğüme
Yüreğimi görürüm
Üşüdüm Say
Ufkun fırlattığı karanlıklar gözlerimde
Şelalelerin donduğu andayım
Uzaklığın büyür her göz kırpışımda
Gökyüzü sen olursun, karanlık, aydınlık sen
Dışarıda rüzgâr var
Üşüyorum
Alev alev bedenim
Nedense yüreğim soğuk
Üşüyorum
Uykusuz bir gecenin sabahındayım
Karanlığı yırtan feryatlarım var
Şafak yaklaşıyor işte
Saatin hükmünün olmadığı an bu
Uykumu kesen bu testereler kimin
Her sabah el ele tutardık, korkutamazdı şehir
Köşe başlarında biz vardık, ayak seslerimiz bir
Ne yarın korkusu duyardık, ne de dünden ürperir
Mutlu kahkahalarımızla yarınlara koşardık.
Gülen hayallerimiz vardı, bulutlardan el sallar
Gecenin koynuna saldım öpücüklerimi
Belki tenine değer
Hasret şarkılarını dinledim her saniye
Her yürekte aynıymış dedim
Aynı çığlık yükseliyor gökyüzüne
Şair feryadı
Zorunda mıyım?
Bir bilsen gökyüzüne nasıl yaymışım seni
Elimi uzatıp dokunuyorum yıldızlara
Sen sustuğunda gözlerin konuşurdu
Ben hayran hayran bakardım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!