Gönlüme hüznümün rengi dolunca,
Benden ayrılmışım beni bulamam
Hasret ateşinden güller solunca
Ağlarım sızlarım seni bulamam
Yıldızlar kadardın o kadar çoktun
Geceyi gözlerine bürümüşsün
Uyuyamıyorum
Saçına uzanasım var usulca
Koklayasım var
Dokunamıyorum
Hep yokluğunu yazmak
Hep seni sensizliğine anlatmak
Gelmeyen gölgeni seyretmek
Duyulmayan sesini dinlemek
Her köşede bir defa çöküp
Belki buradan geçer diye
AYNA
Hangi sırlar ardında saklanır senin
Ne ağzın var ne dilin susmasan artık
Zaman denen şu garip, huysuz ejderin
Çizgisiyle yüzüme kusmasan artık
Yağmur sanma avuçlarına düşenleri
Kirpiklerindeki nemdir
Gül yapraklarındaki damlaların sebebi
Çiğ değil
Gözlerindeki hüzündendir.
Esintisiyle rüzgârların
Dikenler batar yüz binlerce belki
Kuş tüyü olsa ne yazar yastıklar
Gecenin kaoslarına yaslanan yüz çizgilerindedir hasret
Eller boşluğu tutarken
Pişmanlıkların sırtında şahikalara çıkar niyet.
Bazen ıslak olur dudaklar
Artık Korkmuyorum
Hepsini attın kalbimden
Bak artık diyebiliyorum
Seni seviyorum
Seni seviyorum….
Seni gördüm ya
Aşk Hikâyesi
Dışarıda yağmur var
Susuyorum bulutlar sicimleşirken
Bir anlık heves uğruna satılır mıydı aşk diyorum
Hüzün akıyor yerlerde
Aşkı Arayan Yürek
Hani aşk derler ya
Kişiden kişiye değişen bir kavram
Bir defa yaşanır ömürde
Ayrılık rüzgârları eser ardından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!