Ne olur!
Biraz daha kal,
Bir kahve molası kadar.
Yudumlayayım sevgini,
Kahverengi gözlerinde
Bu şehir tanıdığım şehir değil
Şiirler uçuşmuyor bulutlarında
O şehir artık siyah beyaz fotoğraflarda
Sadece ağaçlardan kalmış bir kaçı
Onlarda yorgun benim gibi
Bu şehir tanıdığım şehir değil
Şiirler uçuşmuyor bulutlarında
O şehir artık siyah beyaz fotoğraflarda
Sadece ağaçlardan kalmış bir kaçı
Onlarda yorgun benim gibi
Avuçlarımda sıcaklığın öylece duruyor.
Her şey bir avuntudan ibaret şimdi.
Hani o gezindiğimiz sahil var ya!
Her esen yel sen, olup kalbimden vuruyor.
Uçuşuyor martılar başımda,
Bir gitar eşliğinde söylenen
solo bir şarkıydın dilimde.
Biraz hüzün biraz da tebessümdün gözlerimde.
Sen öylece kal hayalimde.
Ne olur, bozma hayallerimi.
Nüfuz etsin gülümsemen gözlerime
Itibarım ithamlarınla yenik
Sönmeyen yıldızım, ey güzel şahım
Alnıma aşk diye mi yazıldın ki
Dillerinde mayhoş bir aşk kokusu
Çocukça düşleri biraktım, diken batan ayakkabılarımın ökçelerinde.
Mihengi kaçmış hayat öykülerinin sarı yaprakları arasında unutulmaya yüz tutmuş öykünmeler.
Tüm renklerden arınmış ruhum.
Sadece siyah beyaz her şey.
Hayat belirtisi sıfırlanmış esrarengiz bir yer.
Sus hikayesi, kendine özgü.
Mahkum cümlelerde, kendini ifadeden yoksun.
Kibirli bakışlardan rahatsız, bir kenarda gizlenen.
Avurtları çökmüş, yüzünde yaşam kalıntısı izler.
Üstü başı yıprak, gönlü gibi, paramparça.
İnsanlık dersi verme moduna girip;
Hatalarımı örtemem.
Bir garip yolcu yaşam yolunda,
Atan bir kalp sol yanımda.
Yürek taşımı gözlerde belirgin.
Bahtına kırağılar mı düştü.
Üşümüş müydü kış güneşinde gözlerin.
Hasretin oku mu saplanmıstı ciğerine.
Daha onsekizinde mi, kararmıştı,
Karakaplı Kader defterin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!