Bu yaşamak bu can,zamanın görsel mekanı.
Canımızdan geçeriz görürüz,görsellik çağ dışı kalır.
Mekanı biliriz ancak can çıkmadıkça zamana yetişemeyiz.
Önemli olan insanlar arasında kim olduğun değil,
Allah katında kim ve ne olacağındır.
Kainatı dinlersin derin sessizliğinde.
Belkide ilk kez görürsün duyabilmeyi.
Ne gördüklerin ne duydukların daha önce.
Ne irkilen yaş, nede beliren tebessüm.
Susarsın duyuş olabilmeye sessizce.
Gerçekliği anlamanın duyarlılığında duyarsın iç sesini.
Sözlere, söz katmak kolay. Özlere öz katabilmektir zor olan.
Kalbinle duyabilmek, yaşamak yürekten gülümseyebilmek ve huzur bir nokta ileridedir.
Kendi kalbinin imlasını duyabilen kendi öz kelimelerinde vardır daima.
Düşünmek kolay, zor olan düşünce insanı olabilmektir.
Dimdik durabilmek kolay iskelet sistemidir ayakta duran.
Zor olan düştüğünde özün, kendi düşüncenin ve sözünün varetmesi kalkındırması varlığını.
Hakikat, görülen değil, görünendir.
Bir görüş, sözle,dille nice ön görüşler sunabilir.
Ancak hakikat öngörüşsüz bir iç gözlemdir.
Güneşi gördüğümüzü düşünürüz daima.
Oysa henüz göremediğimiz ruhumuzu ilk önce yaşamaya aydınlatandır o.
Gözlerinize kainatı sığdırdığınız an artık sizin bakışlarınızdadır o.
İnsan yalnızca yalnızlıkta yalnızdır.
Ve hiçkimse değildir yalnızlığında yalnız.
Bir toplum durumunu değiştirmedikçe bir kişinin hal ve durumu o topluma etkileşemez.
Toplum bir kişiden oluştuğu gibi, bir kişide bir toplum oluşturmaktadır.
Yazmak; düşüncenin ifadesiyse öyleyse düşünceyi yaşamaktır hayat. Kelimelerde soluklamak kendini, derin ifadelerin suskun anlamıdır
önce kendini duyuşta.
Sonra ki tüm duygular şiire denktir.
Yazılmamış henüz, hissedilen.
Bir sayfa ve bir yaprak.
Gizli anlamlar taşıyan düşüncenin içinden varolduğun bir ömür düşlemek gibi.
Kitap gibi severiz içimizden bazen tüm herşeyi.
Dokunamadan özüne ,sözsüz dokunur gibi içinden.
Bir yaşama içinden dokunur veya içinden kendimizi okur gibi.
Bir yaşamı içinden okur veya içinden kendimize dokunur gibi.
Bir çocuğun, kendi masalını okuması veya içinden binbir gerçekliğe ulaşması gibi.
Henüz tarihe yazılmamış bir roman ve yalnızca kalpten duyulan ayrıntıda saklı olan bir eseri okur gibi.




-
Oktay Aşkın
Tüm Yorumlarhttps://www.instagram.com/p/Cs1Rsphofri/?utm_source=ig_web_button_share_sheet&igshid=MzRlODBiNWFlZA==