Ummadık zerre ikbal; milletin kavgasından
Kan dondu yüreklerde bir kıvılcım ummadık.
Dünyamız şekillendi yükselmek hülyasından,
Çileyi zevk edindik bir tebessüm ummadık!
Olmadı hiç arzumuz mevki, makam ve şandan;
Duydum ki “salak”a gayri suç yokmuş
Pek sevindim, neşelendim hâkim bey!
“Şapşal”da da fikir mikir pek çokmuş
“Hain” dedim, neşelendim hâkim bey!
Sövmek değil bizimkisi muhabbet,
Sordum aşkın manasın söylemedi erenler,
Bir segâh’tan,bir rast’tan dem tuttular halime.
Yar uğruna “hu” deyip tatlı candan geçenler
Uşşak’ta karar kılıp ah ettiler halime...
Vatanmış, kutsalmış… hepsi hikaye
Bulur da satmazsam adam değilim.
El satacak ben bakarken ha bire,
Bulur da satmazsam adam değilim!
Bunca yıl savunduk, öldük de ne oldu?
Bil Gönlünü Vereni!
Şairim sanma sakın yazıp da üç beş beyit
Layık ol her şeyinle harcama boşa ümit.
Bil, gönlünü vereni; yalvar Hakk’a daima,
Çünkü ölüverirse gönlün, olursun canlı meyyit.
Bana bak kadın; gelme üstüme
Bir yazı okudum
Eski bir dergide.
Gözlerim açıldı, parladı birden.
Türlü cinlikler üşüştü aniden...
Gelme üstüme!
BEN O’NUN EŞİĞİNDE
Bırak beni çiğnesin vefa bilmez ayaklar
Ben O’nun eşiğinde zerre türab olayım.
Şen sansın beni gören bakıp da suretime
Ben hasretin narında her gün harab olayım.
Sağdan sola,soldan sağa
İster solla, ister sağla
“Durma yaz, durma yaz! “
kağıt beyaz,
kar beyaz
bulut beyaz
Karanlık gecelerle eşleşti korkularım
Sararken çepeçevre her lahza dört yanımı.
Kimi eksik çaresiz, zavallı ve de yarım,
Bu başı boş dünyamda, başıboş duygularım.
Ağlasam bulutlarla beraber
Damla damla süzülsem toprağa.
Kim ne bilir dermanını derdimin,
Kim ne bilir kara bahtlım?
Ancak çiğner geçerler toprakta beni,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!