Namaz, niyaz bize gerek
Hak neylesin ibadeti?
Hakkı ile yapar isek
Belki örter kabahati.
Temizlenmek bize düşer
Hayat yoruldum ben
Bu kaçıp kovalanmaktan.
Ne sen bıraktın benim peşimi
Ne ben bırakıp gidebildim.
Bıktım hep yakalanmaktan
Hep hazırlıksız
Yük bindi gönlüme binlerce defa
Bırakıp her şeyi kaçmak istedim.
Olmayan mülkümü zerreler yapıp,
Dağıtıp boşluğa saçmak istedim…
Cendere misali sıkıyor hayat
Kelime ve Kalemin Oyunu Bana
İstemedim yazmayı
Bir tek kelime bile.
Ne kalem dinledi beni ne kelimeler.
Kavgadan yorgundu ruhum,
Yazık benim ömrüme, cefa ile tükendi.
Tatmadı mutluluğu sefa nedir bilmedi.
Koştu yıllar boyunca bir serabın peşinde
Sevgilide, sevgide vefa nedir bilmedi.
* * * * * *
Hayat fani Mihriban! Güvenme gençliğine,
Sen de kocarsın bir gün; bir gün sen de durursun.
Dalgalı deniz gibi çağlayıp köpürsen de
Rüzgarın kesildi mi uslanır durulursun…
Yapma bugün cefayı, yakma beni narınla,
E V L E R
Evler vardı çocukluğumda
Pembe düşler gördüğüm.
Evler vardı sımsıcak…
Evler vardı; toprak damlı, beyaz çırpı sıvalı
Kalender, gariban, alçakgönüllü,
TAKVİM YAPRAĞI
Bir takvim yaprağında yazık, ömür soluyor
Çiçekli günler değil; bir sonbahar soluyor,
Ben çözmeye çalışsam hayatın anlamını
Bulmacamda her kare çözüldükçe soluyor.
Düşman bizim içimizde dıştakine gerek yok
Biz yaparız alasını kar’a, kara çalmanın.
Hiçbir şey memnun etmez, yapan bizden değilse
En hinini biliriz tekere taş koymanın.
Söyleriz hem de her gün, yalanın en hasını
Bu topraklar zor topraklar
Yurt olmaya pek nazlanır
Bedel öder sahip çıkan,
Kan dökülür o nazlanır.
Sahip olan kavi ise
Keyiflenir, pek hazlanır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!