fakirleşelim mi, hı!..
olur diyenler parmak kaldırsın, olmaz diyenler sussun!..ben fakirleşelim diyenler tarafındayım, he valla!..çünkü, ömrüm boyunca alıştım bu fakirlik denen illete!..öyle hoppp deyince vazgeçemem!.. öyle hayalini falan da kurmuyorum zaten zengin olmanın!..çat kapı bir yerlerden paralar gelse, yığılsa önüme, say bakalım deseler; sayamam!..saymaya kalksam, matematiğim yetmez bu sefer!..biliyorsunuz, bu dersten nal toplayan bir milletiz ki; ben bu dersten sınıfta çakmış biriyim!..özellikle cebir denen simgesel matematiği hiç anlamam!..oysa neslimizin devam etmesi bile İKS YE kromozomlarının birleşim muzipliği!..kim İKS kromozomu taşır, kim YE kromozomu bilemem!..biliyorsunuz felsefe dersi kaldırıldı...yakında biyoloji dersi de kaldırılır, merak etmeyin!..kaldırılır çünkü; İKS ile YE meselesini öğrenmemiz ayıptan, günahtan sayılır!..
Of yaaa!..gene dilim dolandı!..gide gide gittim matematiğin, biyolojinin ortasına oturdum!.ne oturmak ama!.kimseler kaldıramaz beni oradan!.ister ayıp sayın, ister günah!..tınmam ben bunları!..meraksa merak işte; matematiğimi kuvvetlendirip, fakirleşmenin denklemini kuracağım!..kurduğum anda fakir olacağım!.fakirlik iyidir bence!.ne çok getirisi vardır bir bilseniz!..
doğal gaz faturaları tavan yaptı!.geçen yılın Ocak ayında 1500 lira olmayan fatura tutarı, bu yıl 3000 liranın üzerine fırladı!.bu artışın nedeni üzerinde biraz kafa yormamız gerekiyor. maaşlarımız ikiye katlandı da ondandır desem, değil!.oturduğumuz daireyi bir o kadar daha büyüttük desem, değil!.eee bunlar değilse eğer,başka ne olabilir ki!.
şahsen ben bu konuda üç tane neden buldum:
1- halkın cebine girerek bütçe açığını kapatma çabası ki; bütçenin delikleri kapatılmadığı süre, hiç kapanmayacaktır bütçe açığı!..ne demek istediğimi anladınız de mi!.
ay ayyyy!..
nereye bakar bu adamlar?
havada gemi
denizde uçak
cebimde kuş
dilimde bal
gel zaman, git zaman
zaman aynı zaman!..
içinden biz geçtik sadece
ama öyle, ama böyle!.
“dünya geçer” elbet
döne döne
annelerin döl dökmesiyle!.
bak bu gelincik çiçeği
bu da güneş kızı
çok merak ediyorum, ayakları var mıdır “gizli tanıklar”ın diye!..varsa eğer; nereye yürürler, nereden geçerler, nereye uğrarlar!.yiyip içtikleri nedir mesela!.mesela, benim soframda olan şeyler midir; sofralarında olanlar!.
mesela nasıl giyinmiştir!var mıdır gocuğu mocuğu!.
varmıdır çoluğu çocuğu!.mesela aşık falan olmuşmudur; aynen Bahçeli gibi!..😀aşık olduğu kişiyi varmıdır öpmüşlüğü!.her öpüşü karşılığında aldığı bahşiş kaç paradır mesela!..
biliyorsunuz “moda” yenilik demektir sözlük anlamıyla. nasıl çıkar, ne zaman çıkar, çıkmasının nedenleri nedir gibi sorular sordurur insana, “moda” denen oluşum...çıkan her modanın alıcısı olmuştur tarih boyunca.
bir zamanlar kakül bırakma modası vardı; ben de bırakmıştım kaküllerimi kaşım üstüne!.kaşlarımın tam üstünde oluşturduğu çizgi kuş tüneği gibiydi!.gençliğimin kuşları konardı ona!.şöyle bir bakardım şaşı olan gözlerimi döndürerek onlara!.hepsi kaçıp giderdi korkularından; başka kişilerin, başka kakül tüneklerine!.bomboş kalırdı bendeki kakül tünek!.😀boş ver derdim, hepinizin canı cehenneme!..aslında dilime hiç yakışmayan bir beddua idi bu; o zamanlar değil, şimdi anlıyorum yanlışlığını!.
şu ufacık evimin içinde dön babam, dön!.bu odadan öteki odaya; öteki odadan bu odaya!.hem de eşiklerden atlaya atlaya!..bir yazımda, eşiksiz bir evde yaşamak istiyorum demiştim ya; gerçekten istiyorum o evi!.lakin ne istediysem, olmadı birader!.sanırım ya yürekten istememişim ya da çok dua etmemişim!.daha dahası elime geçen parayı biriktirememişim!..nasıl biriktireyim ki yani!.aç mı kalayım, çıplak mı gezeyim beh!.dedim de; bu günlerde iki tane moda yaratılsın istiyorum!..birisi “çıplaklık” modası, öteki “bak bak doy” modası!..
bu modalar çıktığında, para biriktirip istediğim evi alabilirim, he valla!.
ah benim uçarı, kuş akıllı kafam!.söyle bana, şimdi sana nasıl kızmam!..çünkü; asıl anlatmak istediğim şey başkaydı!..sana ne kimin çok giyinmişliği, sana ne kimin midesinin şiştiği; ne anlatmak istiyorsan, onu anlat e mi!.
Görev
aaa!..yol yapma işi başkasına devredilmiş; duydunuz mu!?ben duydum, he valla!..bu işi devralan kişi nasıl bir yol yapar, nasıl yapar bilemem!..asfalt mı yapar, yoksa makadam yol mu, bunu da bilemem!..yol yapımında kullanacağı kumu, çakılı, asfaltı nereden bulur; bunu da bilemem!..yol yapmak için var mıdır parası, pulu, elinde haritası!..yap-işlet-devret sistemine mi dayandırır, yoksa kamu hizmetine açık olarak mı yapar; bunu da bilemem!.ha bir de var mıdır, yol yapımında kullanacağı aracı gereci; faizli para yatağı!.hiç bir bilgim yok bunlara dair; billahi!.
bildiğim şeyler var ama; yapılacak yolun inişli yokuşlu, virajlı olacağı ile otoyol olmayacağı!.çünkü; arada dağlar, dereler, dar geçitler, sınırlar var!.sınır dedim de; hadi sınır noktasına kadar yolu yaptı diyelim; izin olacak mı sınırı geçip yola devam etmesi için!.bence verilmez!.verilmesin hem de!.yollar da bilmelidir uzayıp gitmenin bir sınırı olduğunu!..durması gerektiği yerde durmasını, gitmesi gerektiği yerde gitmesini!..giden yolları istemek hakkımdır diye de düşünüyorum açıkçası!.duran yollardan, eğri yollardan, çıkmaz yollardan, inişli çıkışlı, dar yollardan uzak durmak gerekir bence!.
adı Gücük olan bir mandamız vardı; onu hatırladım nedense!.
sonra dedim ki; şiir yazdım diyen şairler acaba manda yoğurdu mu yedi!.çünkü; dünyanın en yalancı insanları şairler ile siyasilermiş ya!.
aşık olmadan, aşığım diyen şair; katil olmadan cinayet romanı yazan romancı ve durmadan yalanlar kıvıran siyasetçiler!..




-
Osman Ertan
-
Tfn Nn
-
Mustafa Bay
Tüm YorumlarTayyibe hanımi yıllar yıllar öncesinden tanırim ..kelimeleri yan yana getirmekteki ustalıği tartışılmaz .
Canım öğretmenim
Günümüz kutlu olsun.Hep güzellikle,sevgiyle ve çocuk yürekleriyle dolu olalım.
Ama ben okumayı özledim...
Öğretmenimi..........