Tayyibe Atay Şiirleri - Şair Tayyibe Atay

Tayyibe Atay

bu günlük işim
yumuşatıcı fabrikası açmak olacak
sermayem kütür kütür yalan!.
yalandan kazdım temeli
bismillah işledim direklerine
“ya allah” kerevetiyle kapattım üstünü

Devamını Oku
Tayyibe Atay

evrim dersime hoşgeldiniz!.

buyurun dersin konusu ekonomi.

heteredosk başkalaştı başkalaştı, başka bir şey oldu.

Devamını Oku
Tayyibe Atay

Hıyar!.

biliyorsunuz daha önceki yazılarımda marula, domatese,patatese, pırasaya takmıştım kafayı!..onlara dair ironiler üretmiş, biraz da kendimi içine katarak cümleler dizmiştim...dizer miyim, dizerim efendim!.bu benim, hayatla olan olan bağımı kuvvetlendiren halat gibidir!..asılırım asılırım, bir türlü kopmaz bu halat!..mübarek kendirden yapılmış!.gerçi bu ülkede kendir falan da ekilmiyor artık; yasak!..iş böyle olunca kendiri üreten başka ülkelerin yaptığı kendir halatlarla bağlanıyor artık elimiz, kolumuz!..onlarla asılmaya çalışıyoruz hayata!..asılırız tabii; hayat denen şey güzeldir beh!..hem de çok güzelll!..

dedim de; konu başkaydı de mi!.şu yarım aklıma şaşayım, ordan oraya savrulan rüzgar sanki!.yok canım, ters oldu!.savrulan rüzgar değildir bir kere!..savrulan rüzgara kapılan şeylerdir!.ben, sen, o, hepimiz savruluyoruz açıkçası, acı acı esen bu rüzgara kapılmış olarak!.biliyorsunuz acı esen rüzgarlar kuzeyden, kuzeybatıdan eser di’ mi!..biri poyraz,diğeri karayeldir !.lakin, bu acı rüzgar güneyden ve güneydoğudan esiyor nedense!.hem acı, hem de kumfırtınası!..hem bizi üşütüyor ısıtmak yerine, hem pazarımızı!..

Devamını Oku
Tayyibe Atay

miki farenin çağrısına
allanıp pullanıp
bindi gelin
tuz arabasına...

sodyumun

Devamını Oku
Tayyibe Atay

dınk dınk dommmmm!.

bu da ne demeyin sakın!..bu bir gonk sesi!.gonk sesini çıkaran bir gavur icadı ki; sormayın gitsin!.açıkçası hoparlör denen alet!.kim icat etti, ne zaman icat etti bilinmez; araştırılmaz da üstelik!..buna rağmen hem gavur icadı denir, hem de kullanılır!.işte bu gavur icadının sesiyle öğreniriz, yaşadığımız yerin ses yansıtıcıları ile her bir şeyi!..

mesela, namaz vaktinin geldiğini varünüyle ezan okuyan hocanın sesiyle!..insanı uykudan bile uyandırır bu ses!..önce “dınk dınk dommm” , sonra “Allah’ü ekber”!..hele eviniz minare dibine yakınsa, sabah uykusu keyfinizden mahrum kalırsınız ömür boyu!.

Devamını Oku
Tayyibe Atay

şimdi efendim, şu sinek tutkumu bir türlü bstıramıyorum!..sanki onlara aşığım!..onların vızırtılarını duydukça, üstlerine binip bir yerlere uçmak geçiyor içimden!..eee...içimden geçen şeylere set çekecek değilim ya, ne yapmak istersem, yapmaya karar veriyorum...verdiğim kararı yerine getirecek kadar aklım ve hayal gücüm olduğunu bilmek, ayrıca çok gurur veriyor bana!..gururumun peşine takılıp, iki dünyanın en tepesine postumu yaymak sadece benim işimdir diyorum...madem, insan hakları beyannamesinde seyahat etme hakkım var, çıkıyorum yolculuklara...

ilk işim, sineklerimi çağırmak oluyor!..sineklerin üstüne binip uçacağım ya ondan dolayı!.bir şıklatıyorum parmağımı, tam yedi tane sinek diziliyor önüme!..hepsinin dört ayağı, ikişer kanadı var, birer başı ile kuyruğu!..konacakları yeri görmeleri için de ikişer gözü!..canlarım benim, hepsi kocaman kocaman!..hepsi sağlıklı!..sanki hepsi, beden eğitimi dersinde on numara almış gibi rap rap yürüyen cinsten!..sıra sıra diziliyorlar karşıma; aferin onlara!..hangi sulak yerde büyüdülerse böyle, şaşıyorum doğrusu!..merakmı merak, soruyorum onlara, siz nerede büyüdünüz böyle!?

ilki, memurda
ikincisi, işçide

Devamını Oku
Tayyibe Atay

bir zamanlar, bir memlekette, bir orman vardı. ormandaki ağaçlar her bahar yapraklarını açar, kış yaklaşırken yapraklarını dökerlerdi...ormandaki bu ritim, görenleri hiç şaşırtmazdı..ne kuşlar, ne insanlar, ne de ormanda yaşayan hayvanlar, bunu doğal karşılardı. gel zaman, git zaman günün birinde bu oramana, nereden geldiği belli olmayan bir fil geldi!..

fil, kocaman gövdesi,upuzun hortumu ile ormanda yaşayan ağaçların, kuşların,hayvanların, hatta çiçeklerin, böceklerin ilgisini pek çekti!..hepsi gözlerini açarak fili seyrediyor, onun heybeti karşısında hayrete düşüyordu...fil, bu merak ve beğenilmişlikten mutluluk duyuyor, eşek gözüne benzer gözlerinin içi gülerek çevreye gülücükler yayıyordu!..derken, filin karnı bir acıktı, bir acıktı sormayın gitsin!..karnını doyurmak için, bir plan yaptı!..önce ormanda yaşayan ağaçları sevmeli, sever gibi yapmalıydı!..

bir gece ormanda dolaşırken, küçük meşe fidanının titrediğini gördü. hemen yanına sokulup,upuzun hortumunu çıkarıp, meşe fidanının gövdesine doladı!..fidancık ısınmış, titremesi durmuştu!.aslında meşe fidanının ısındığı falan yoktu, ölmüştü!.ormandaki diğer ağaçlar, bu durumu iyilik sanıp “beni de hortumla, beni de hortumla” talebiyle konuşmaya başladılar!.

Devamını Oku
Tayyibe Atay

erken seçim mi; ilahi!..

kim kimi seçecek ki; ilahi!..

seçenlerin seçtikleri ne yapıyor peki;ilahi!..

Devamını Oku
Tayyibe Atay

şimdi efendim!..ben de emekli bir vatandaşım. emekli olmanın kötü bir şey olduğunu, imam maaşına bakınca anladım!.ah dedim, keşke ben de imam olsaydım!.bildiğim üç beş dua ile kıldırırdım namazı; amin deyip çıkardım cami kapısından!.hem de en önde!.arkamdan gelirdi cemaat!..zaten kaç kişiydi ki!.caminin dört köşesinde, dört kişi; bir de ben!.

ben, yani imam olduğum zaman ben!..günün, toplam iki saatinde kıldırırdım namazı üç beş kişiye, kıvırırdım binlerle papeli!.minarenin merdivenlerini tırmanmazken hem de!.şerefede ezan okurken düşeceğim korkusu yaşanmadan hem de!..sağolsun devletim; yükseklik korkusu yaşatmadı ya bana; bütün dualarım onadır billahi!..

imam olmak, itibarlı olmaktır bir kere!.”hoca efendi” der sana, kime raslarsan rasla!.seni görünce, eli ayağı tutuşur insancıkların!..cennetin kapısında bilet satan biletçi sanırlar seni!.neleri var, neleri yoksa vermeye kalkarlar bilet alabilmek için!..alabilirler mi peki; asla!..çünkü yoktur böyle bir şey!.kendi cennetini kendisi yaratan uluslar kervanına bir türlü katılamayız bu yüzden!.

Devamını Oku
Tayyibe Atay

eyyyy diye seslendim
tarlama acı biber eken adama!.

yüzünde pis bir astar
o da “eyyy” dedi bana!..

Devamını Oku