Aklım başımdan gitti,
Öyle çaresiz düştüm ki
Ne geçmiş kaldı,
Geri dönmeyeceğimi
Bildiğim,
Ne de yarınlar;
Nefret ettiler.
Sebebini sordum söylemediler.
Gözlerinde gördüm,
Yalana biat edilmiş.
Hak olmayana iman edilmiş.
Neyi nasıl sevsinler?
Göreceksin bak!
Unutacağım seni.
Gün gelecek,
Hak ettiği ismi koyacağım,
Bu gün gecelerim kemiren
Düşler müfrezesine.
Bir vakit oldu,
O geldi.
En beklemediğim anda
Sessizliğimi duydu.
Bir kefeye gülüşünü koydu,
Kaldıramadım.
Aklım başımdan gitti,
Öyle çaresiz düştüm ki
Ne geçmiş kaldı,
Geri dönmeyeceğimi
Bildiğim,
Ne de yarınlar;
Sıkıştığım yer gönül kapısı.
Neremden tutulsa elde kalıyor.
Aklımda cevabı imkansız sorular
İçim alev alev, ruhum ağrıyor.
Boğazıma kadar çaresizlik hayat yarası.
Bakışların donuk, Bakışların hazan
Gördüğün her neyse koskoca bir yalan
Hayatın anlamını kaybettiği yerde
Bakışların aciz bir can alev alev yanan.
Gözlerinde zamanı görüyorum kaybolan
Neşe-i muhabbet içi gözlerin
Bir içim su misali cennet.
Yerim yok,
İznim yok,
Zaten halim de yok.
Belki de haklıydın.
Yaşanması gerekiyor bazı şeylerin.
Bir hastalık hali misali,
Mesela grip gibi.
Öyle demiştin değil mi?
Bir gün geçecek elbet
Senin sorunun,
Gücünün farkında değilsin.
Çok şekerli kahve kıvamında
Aşkı azdıran gülüşün,
Bahar esintisi misali
Gönülleri coşturan yürüyüşün,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!