Seninle yaşadığım,
Ve,
Yaşayabileceğim yüzlerce yılı,
Bir kadehte sunmak isterdim sana.
İstersen at kadehi,
Kırılsın.
Kalbime emir versem,
Sevmesem artık,
Unutabilsem...
Kurur mu kirpiklerim?
Güneş doğar mı, yeniden?
Gökler yarıldı
Kıyamet.
Fırtınalar, boralar...
Şimşekler çaktı,
Yıldırımlar düştü üstüme...
Bir tokat gibi çarpar yüzüme,
Güneşin ışıkları.
Ve bir kamçı gibi şaklar yüreğimde,
Yokluğunun karanlığı…
Sevgiler süzülmüş imbiklerinden,
Döndürüp duran beni, sabahlara dek,
Düşlerimi süsleyen, geceler boyu.
Amansız fırtınalar oluşturan, içimde
Yağmur örneği yaşlar döktüren gözlerimden,
SEN…
Gözlerime yansıyan ışıklardasın,
Gecelerin, karanlığında,
Başıboş dolaştığım, sokaklardasın.
Attığım her adımda,
Her soluk alışımda sen,
Hüzünlenişlerimde sen varsın.
Ellerin artık uzak.
Dudakların,
Gülüşlerin, bakışların,
Nasıl da mesafeli...
İçimde, çile çiçekleri büyütüyorum,
Sıkıldım,
Adın; bir dua gibi dudaklarımda.
Dün gibi, yarın gibi,
Gece gibi, gündüz gibi,
Soluk alıp, vermek gibi.
Adın, hep dudaklarımda...
Artık gelecek yok,
Bu gün de yaşanmıyor.
Dünde kaldı mutluluklar,
Sende kaldı aydınlıklar.
Yaşamak ta dünde kaldı,
Ümitlerde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!