Yıllarca seni sevmem, unutulmak içinmiş,
Aşkına esir olmam, acı çekmek içinmiş.
Tüm uzuvlarım, yaşamaya paydos etmekte şimdi,
Sensizliği yudum yudum içerken ölmek; senin içinmiş…
Beni öyle bir sev ki;
Kurumuş yapraklar yeşersin,
Mevsim kışken bahar,
Kar yağarken güneş gelsin…
Beni öyle bir sev ki;
Benim filmlerimde başrolde hep sen varsın.
Yönetmeni, senaristi, yapımcısı sen,
Figüranı, karakteri sen,
SEYİRCİSİ BEN…
Kuşatıldım!
Kuşatıldım duygularca.
Yüreğimde binlerce ton ağırlık,
Dayanılır gibi değil.
Sevmekse son sınırlardayım,
Aklımı zorlamaktayım,
Bir duvarcı ustası gibi,
Öre öre sözcükleri,
Halılar döşedim yollarına…
Gözlerini yazdım dizelerimde,
Saçlarını yazdım,
Tüm yarınlarımı güneşe gömdüm.
Tüm yaşamışlıklarımı,
Yaşayamamışlıklarımı,
Tüm sevgilerimi,
Tüm acılarımı güneşe gömdüm.
Seni güneşe gömdüm...
Sevgisizliğin hüznü var, dökülen yapraklarda,
Yağmur yağıyor üstüme, yüreğim ıslanıyor.
Mevsimler direniyor, sensizliğin karanlıklarında,
Evren bir dipsiz kuyu, bilinmez yarınlar var...
Belki gün dönerken, çakılır kalır saatler,
Sevgisizliğin çıkmaz sokaklarında,
Ellerim zincirli, gözlerim bağlı,
Yüreğimde zehir gibi bir acı…
Sevmesem seni, unutabilsem,
Tüm yaşamışlıklarımızı,
Ulan Talat!
Ulan dört göz serseri.
Ulan muşmula surat,
Ulan bir kemik, bir deri.
Sen kim âşık olmak kim?
Seninle örüyor, sensizliği yüreğim,
Kuşların kanatlarında, sen çarpmadasın...
Yıldırımlar düşerken, sevgilerin üstüne,
Kör karanlığı aydınlatan, ışıklardasın...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!