O karanlık günlerde, o karınlık yıllardı
Neler çektik, o geçilmez zorlu yollarda
Can güvenliği yok, insanlık yok olmuş
Hep perişan olduk, o meşum okullarda
Okumak bir dert, yaşamak başka bir dert
Nevruzu bilirimsiniz?
Hani baharın gelişi diye
Kutlardık hepimiz
Yirmi bir Mart’tı toprak canlandı diye
Bacalarda ot yakar
“Bereket içeri, Böcük dışarı diyerek”
Ne duruyorsun ey kardeşim
Vatanımız elden gidiyor
Önceleri servet maldan
Şimdi ise candan gidiyor
Uyanalım Kardeş artık
Ne yaparsanız yapın, tutmaz maya
İsterseniz çıkın, yıldıza, güneşe ay’a
Belli ki, bağlıdır, çeker asalete soy’a
Ne yaparsanız yapın, tutmaz maya
İnsanda olur, birazcık edep, hayâ
İsmi münasip Hastane-i Lokman Hekim
Sıhhat bulur buraya gelen her kim
Çaresiz dertleri olan hastalara
Şifa dağıtır burada; Hemşire, Hekim
Biraderi getirdik oldu ameliyat
İnsanoğlu çok gafildir, hep aldanır.
Bulunduğu mekân ile hep yetinir
Bilmez; Rabbimin ne mekânları var
İnsanoğlu çok gafildir, hep aldanır.
Anne karnındaki, bir çocuğu düşün!
Sıra sıra dizilmiş mezar taşları
Aynı istikamete bakar başları
Her taşın altında bir insan yatar
Bakıyorum da hiç çıkmıyor sesleri
Aslı topraktır, toprak olanlar
Kar yağar tipi eser
Don olur ayaz keser
İnsanlar böyle yaşar
İşte böyledir memleketim
Her taraf ben beyaz
Allah(cc) , izin verirse
Kullar, sözde durursa
Edep, erkân bilirse
Mevla, kulu sevmez mi?
Kullar, namazın kılsa
Pen toğmuşum
İrze’nin Hemşinunden
Pana mevlüt okutmuş
O Merkez Cami’sunden
Pabam beni çok severdu
Hergelene överdu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!