Ankara’ya yeni gelmiştim
Havasını koklamaya başlamıştım
Fikir tartışırdık bazen bazen
Savunurduk, İslam davasını
İşte o zamanlardı!
Ülkücüye yol gösteren?
Muhsin’in gönlü koca handı!
Muhsin çok güzel bir insandı!
Muhsin hep bir’e inandı
Onun için tutuşup yandı!
Namaz öyle bir ibadet ki
Savaşta, hastalıkta, kılınır
Namaz öyle bir ibadet ki
İdam sehpasının gölgesinde kılınır
İdamda son arzun ne diye sorulunca
İki rekât namaz kılmaktır derler
Gider oldu kızım; Esma Eda
Kaldı geriye, hoş bir sada
Nişanlandı, zaten içti bade
Gider oldu kızım; Esma Eda
Gitmesi dert, kalması dert
Nur bir ışıktır
Nur bir ziyadır
Edep bir hayâdır
Bunu anlayana
Kalbin nurlandı mı?
Ben, bir yağı gördüm
Düşmandı, yağı gördüm
Öyle ölü gibi, sağı gördüm
Ben, bir yağı gördüm
Felekten, kam çalanda
İnsanlığın feryadını kim duyacak
Duyanda ne söyleyip ne diyecek
Bunca sorunu kim çözecek
Ah! Bu çığlığı kim duyacak
İnsanlığın ahlakını kemirdi
Sen aslında bir topraksın
Savrulan bir yapraksın
Aslında bir damla meni’sin
Nefsine uymuş bir cani’sin
Yeni askerlerimiz
Biri Ömer Biri Yusuf
Ömer Kırklareli’ne
Yusuf Artvin’e
Biri batıya biri doğuya
İkisi de kuzeyin sert iklimine
Doğarken, yalnız doğdu
Ama, çevresini sevince boğdu
Etrafı, çok kalabalık oldu
Yalnız Adamın!
Yürüdü, çok güzel yaşadı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!