İşte gidiyorum,
Ateş olup yüreğimden yanmaya,
Yağmur olup sessizce toprağıma akmaya.
Savrulup rüzgârlara, düşüp geceye,
Usul usul kaybolmaya...
Sevda değil deli bir yeldi.
Kırıp kanatlarımı yaktı yıktı geçti...
Tufan oldu poran oldu kar oldu yüreğime lapa lapa yağdıda geçti...
Ben meltem sanırdım ve samyeli.
Lodos oldu boran oldu gönül evimi buz kesti liyme liyme ettide geçti...
Ben sevda sanırdım sevda.
Ben seni yoklukla varlık arasında,
İmkansız düşlerin kıyısında,
Sessizliğin zemherisinde donarak sevdim.
Ben seni usul usul değil;
yangınla,
ateşle,
korla,
harla,
öfkeyle sevdim.
Sevdiklerim var benim.
Çıkmaz sokaklarda elimi bırakıp da, arkasına bakmayan...
Bana nefesim kadar yakın iken, Düşüncelerinde fizan kadar ırak olan
Sevdiklerim var işte...
Hani diyorum,
Olmaz ya
Yüreğimi alıp, ellerimle koysam dikeceğim yere...
Başlasam bir bir dikmeye,
Diksem, diksem hiç durmadan,
Uykusuz, aç, susuz, hiç bıkmadan.
Sevmek bu muydu, yüreğim?..
Sevmek mutluluk değil miydi?
Yoksa ben mi yanlış anladım?..
Sevince bitmeyen dertlerim,
gün yüzü görmeyen acılarım,
İçimde o kadar kapıyı kilitledim ki…
Anahtarlarının yerini dahi unuttum.
Bıraktım; yüreğim bir vefasızın eline
Kapıları sevdaya kapatta öyle git.
Şimdi mevsimin son yaprağı gibiyim;
Son yaprağım, ömür takviminden kopup düşen…
Hoş bir seda, yanaklarımdan süzülen…
Ömür defterimden silinen,
Son vedam, …
Ve yine son satırlar, cümleler, hata son,
Heceler sanaydı…
Sokaklar uğulduyor…
Beynimdeki koridorlar…
İçimde kopan fırtınadan habersiz gibi…
Siliyor ayak izlerini…
Hiç yürümemişsin gibi kaldırımlarımda…




-
Derya Şahin
Tüm Yorumlarguzel siirler