Despot girdi içeriye kaşları çatık
Bin parça oldu yüzünden düşenler yazık
Yüksek perdeden inletirken etrafı
Altına kaçtı sıraların bütün sınıf efradı.
Bana bir gün uzaklardan gösterdin
Taaa işte orada, nazik parmaklarınla
O yemyeşil gözlerin ve sarı saçlarınla
Mavi denizin kıyıda söyleşen dalgalarına
İşaret ederek,
Bak, iğde dalları onu nasıl da öpüyor dedin.
Ahlat kardeş yasemine demiş ki
Diye kulak kabarttı geyik dikeni
Hiç lafa karışmadı menengiç
Sadece karaçalıyı dinledi.
Demli Çayım
İnce belli bardağımda
Mis kokulu demli çayım
Boşaldıkça hep doldurdu
Karanlık gecede Mahım.
Ensemde hep bir nefes
Başımda olmasa da fes
Sallanıyor tepemde
Kılıcını asmış Demokles
DİKENLER
Dikenler sana sevimsiz
Ellerim kanıyor
Canım yanıyor
Gülyüzün bana sevgiyle bakıyor.
Ekmeğin kıymetini öğrenmedinmi oğlum
Her sofraya oturuşta tıka basa doydun
Elinle sıvazlamadan göbeğini
Şükre alıştırmalıydın dilini
Ahlat kardeş yasemine demiş ki
Diye kulak kabarttı geyik dikeni
Hiç lafa karışmadı menengiç
Sadece karaçalıyı dinledi.
*
Bahar geldi diye
Okumaya gelmiş şu köhne sıralara
Güllerle süslü bahçeler
Beklerken seni
Git, şarkılarını söyle
O yeşil dağlara.
Doğdu çoban yıldızı akşam üstüne
Kamaştırır gözleri yoktur üstüne
Elim ermez fakat ruhum yükselir ona
Gökkubbenin altında çekerken karasevda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!