Kendiliğinden
Yamacın başındaki taşa
Bir depme attım
Gitti baş aşa.
Yuvarlandı, takla attı, süründü,
Diyonizosların bağ bozumunda
Yiyilip içilip gülünen çağda
Vur patlasın çal oynasın dediler
Ne vatan ne millet ne din bildiler
Yediler içtiler güldüler eğlendiler
Vatan gidiyor elden dedi Aksakal
Ben okyanuslara yelken açınca
Alay edermisin benimle Fatma
Rıhtımda gemimim arkasından bakıp da
“Ammma da beceriksiz kaptan ha.”
Eriği, kirazı
Birazda havuçu
Didikledi dişledi
Bu Çukovsky
Bize
Bilmediğimizi öğretti
Çamurlara bulanmış aydan beyaz çehreni
Layık görmedi zalimler berrak sulara seni
Oturdun da ağladın taştan kıyılarında
Gülistan rüyaların, çirkef çukurlarında.
Takmış takıştırmış kırıtarak geçerken Naciye
Kaldırım döşüyordu yollara Raşit, neşeli Türküsüyle
Biri Alem bana hayran olsun derken
Diğeri mutluydu tozun toprağın içinde.
*
Davullu dağın o ulu meşeleri
Kağnı tekeri yapıldı kocaman gövdeleri
Gubaştır halkı anlamaz neşeleri
Bir taşa oturup seyran ettim ben.
İsrailden geldi hıyar tohumu
Ne adı sanı belli ne soyu sopu
Acıyın acura, koymayın yanına onu
Tüketir neslini, bozar asil huyunu.
Gözlerin söylüyor bana
Aşkın vecizesini
Kelâmın ve kalemin aczini
Gösteriyor mucizesini
Hacı Amca
İbadet ve taatta
Üstüne yoktu Hacı Amcanın
Yalnız biraz karışmıştı huyuna
Acılısı Urfanın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!