Kimi uzun kuyruklu sivri kulaklı
Korku dolu gözleri şaşkın bakışlı
Kimi yağmur çamurda sarsak ve ıslak
Gördüm ki gurebayı hepsi yalnayak.
Masmavi ufuklara havalandı güvercin
Beyaz kanatlarını bir çırptı bir çırptı ki
Uçtu özgürlüğe doğru delicesine
Bakakaldım ardından terkedilmişcesine
Efe kızı Ayşe eli tüfekli
Salmış saçları omuzuna beli fişekli
Kıvılcımlar saçıyor atın nalları
Öylesine öfkeli öylesine deli
Ben bu fareciki çok sevdim
Günde yediği zerre peynir parçası
Onu bile çok gördüler
Evini perişan ettiler.
Yüksek çamlarından düze inince
Yolunu şaşırdı bizim kör Gavat
Kırdığı cevizler kırkı geçince
Mektebin yolunu tuttu bön Gavat
Çin ü Maçinin ucunda
Karlı sivri doruğunda
Geceler ayaz olur her yer don.
Haykırdı Kara Kırgız göklere
Nerdesin ey ERGENEKON.
Genç Osman dediğin hasrette kaldı
Bağdatın kapısın eline aldı
Kellesi koltukta üç gün savaştı
Dikemedi al bayrağı Genç Osman.
Ogün ona çok kızmıştım.
Çenesi düşmüştü besbelli
Ne kadar da mutluydu salıncağında
Oynamıyordu kediler evinin kapısında
Bir gün yolum düştü bir garip kayalara
İnce uzun ve narin aydınlık bakışlarıyla
Selam verdi bana Gülhatmi.
Ne kadar da kibardı sözcükleri ard arda
Oturdum dinledim sabırla birer birer
Yapa yalnızdı vefalı bir arkadaşı yoktu
Al elma, bal elma
Dallarından bakarken sabaha
Geçmiş de karşına
Sürüyordu bülbülün sefa.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!