Neyi bekliyorum ben,
Parmak uçlarımda hissettiğim
Hayalleri sımsıkı kavramak için?
Uyanıp kendime gelemem, niçin?
Daha kaç kara gecenin üstüme
Karabasanlarını salması gerek?
Çağlar yasım ilden ile aşarak
Yıllar geçer, taklidini öz yakar
Kaş yıkılır, diz tutulur, dil bıçak
Dokunamam iki eli köz yakar
Adım yalın efsanedir dillerde
Senin için beşik hazırladım
Çınarların kalın ensesine
Gelip yat ki biraz sallayayım
Ne akıl alır ne seni sine
Gördüğünden beri yanmaktayım
Yaz bakalım!
Netice ne olursa olsun.
Hasretle beklenen, sen, O’sun.
Kuduz köpekler dişlerini göstermişken,
Sırtlan sürüsü pençesini uzatmışken,
Yılanlar çıyanlar girmişken koynuna.
Yetişemedim
Kuru yaprak misali düştün
Üşüdüm duyunca son nefesini.
Esen rüzgârların peşinde
Eşkâline koştum umudunun.
Uğramasın varlığımız günaha.
Kızkulesi’nin önünde dalgın
Bir kız ve ona kızgın
Kızıl bir ufuk
Ve uzaktan uzağa
Bulutları şekillendiren
Lerzan tüylü bir martı
Rabbim!
Yüzsüzüm, geldim yine, viran ocak.
Yaradır gönlüm, daha mahzun etme.
Bilirsin başka kapım yok çalacak.
Zelildir kulun, kula mahdum etme.
Boz atın sırtına binmiş kurulmuş
Kırbacın vuruyor bakın kudurmuş
Sıratın üstünden geçerim sanmış
Al bakın zalime bakın yaşıyor
Mazlumun ahını almış çekiyor
Böylesi aşkı istemedim ki,
Sevmeyi sende öğrendim.
Olmasan derman gülemem ben ki,
Gülmeyi sende öğrendim.
Yolum tükendi, sonuna geldim.
Yunuslardan çıktım susa yoluna
Ardım sıra duman kalkar kül olur
Yolum varır(vardır) Kütahya’nın önüne
Kadı bana hüküm versin bal olur
Del’Osman’ım kızın sana hal olur




-
Süleyman Eser
Tüm Yorumlarmerhaba siir dostları.....
ben Süleyman ESER
şiirlerim hakkındaki değerli yorumlarınızı ve ayrıyetten maddi manevi desteklerinizi bekliyorum...
teşekkürler............