Gökyüzü ağlıyor
Yırtık afişlere
Terkedilmiş idealler
Sınır tellerine
Asılan iç gömlekler
Avuç içine sığan
Gök yüzünün açık kalan örtüsü
Güneş yakar gençliğimi alsana
Zaman denen güzellikler törpüsü
Geç kalınmış bir gözyaşı salsana
Kapı kapı dolaştırıp atıver
Perili köşk,pencereli bir oda
Ve içinde pembe donlu peri
Seher soğukları sızlatır genzimi
Yada bir yudum suyun marifeti
Çapaklı gözlerim açıldığında
Varsa yoksa bir yudum insan
Girdap içinde burulmuş hayatım.
Bıraksam döne döne saçılacak aleme,
Pişmanlık bezeli gözyaşım.
Kim neyler öylece savrulmamı?
Kime yarar dağılmam, tespih tanesince?
Tenime gelen felaketin neticesinde,
Öbek öbek akarken,
Öte tarafın hakikatine,
Biz hala özgürlük özlemindeyiz.
Öğrenci olmadan önce
Öğretmen olma hevesiyle
Kendi örgülerimizi,
Devran öyle devran oldu ki
Falandan olma filandan doğma
Ben şu memleketin çocuğuyum
Şunlar da benim huyum
Diye tekmil veremez olduk
Ve kendi şiirlerimizden
Hep vapurla gidişini
Hayal etmişim.
Karşı kıyıya geçişini,
Aynı şehirde…
Ancak,
Akşamları dönmek üzere…
Seni sevdiğim kadar
Yağsaydı yağmur
Gökte bulut kalmazdı
Ve yeryüzünde sular
Geçecek yer bulamazdı
Ellerim dokunsa kırmızı
Senin ismini biliyorum
Ve memleketini
Hakkında da,eh işte
Birkaç dedi kodu duydum
Seni sevmeme yetti
Öğrendiklerim
Bugün sigaraya başladım
Aslında uzun zamandır
Düşünüyordum
Yalnızlık nasıl unutulur
Ama bugünkü kadar
Üşümüyordum odamda




-
Süleyman Eser
Tüm Yorumlarmerhaba siir dostları.....
ben Süleyman ESER
şiirlerim hakkındaki değerli yorumlarınızı ve ayrıyetten maddi manevi desteklerinizi bekliyorum...
teşekkürler............