Sırr-ı Vuslat Şiiri - Engin Topkan

Engin Topkan
IRAĞA BAKMA IRAK IRAK(HİCİV 21=21)
922

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Sırr-ı Vuslat

Evvelî bir sesti o, ezelî bir nidadır,
Katre ummandan kopan, esir-i fedadır.
Zaman denen o gömlek, yırtıldı bak nihayet,
Ölüm geldi kapıya; ne bitiş ne nihayet!

Çözüldü ilmek ilmek, dünya denen kördüğüm,
Dün sadece zerreydim, her şeydir bugün gördüğüm!
Toprak yuttu teni bak, nâr kül oldu, nur kaldı,
Söyle ey dertli gönül, geriye ne bir kaldı?

Evvel gelen âvâzla, gurbet ele düşmüştük,
Muvakkat bir kafeste, tenden tene geçmişti.
Ölüm; kesret bağından, azat olup kaçıştır,
Nâçâr kalan katrenin, ummana kavuşudur.

"Ölmeden evvel ölmek", muammaya çözümdür,
Aşkın bu meydanında, nefis can vermeye mühürdür.
Benlik hırkası yırtık, ne sen kaldı ne de ben,
Nur-ı Hak tecelli etti, sıyrılınca bu tenden.

Sırr-ı Hak âyan oldu, kalktı gözden bu perde,
Aradığım o dostu, buldum düştüğüm yerde.
Ayna kırıldı mülkte, akis bitti nihayet,
Candan içeri bir can, eyler şimdi rivayet.

Katre deryaya düştü, deryadır artık adı,
Bitti dünyanın gamı, kaldı vuslatın tadı.
Ne mekân var ne zaman, mutlak bir huzurdur bu,
Ölümün koynundaki, ebedî uyanıştır bu.

ENGİN TOPKAN (27.07.2026)

Engin Topkan
Kayıt Tarihi : 27.07.2026 10:56:00