Güneşi kaldırdım penceremden,
kapattım bütün ışıklarımı.
Hayatımdan çıkardım “günaydın” kelimesini,
çıkardım lügatımdan
“Bu da geçer, üzülme” cümlesini.
Unutmak istiyorum bazı şeyleri,
hiç yaşanmamış saymak...
Koşmak istiyorum ilk günkü gibi sevdalara,
hiç korkmadan,
sonunda üzüleceğimi düşünmeden.
Gönlümde yağmur mu olur, boran mı olur bilmem ama
Bu saatten sonra bu yürekten
Sana ne köy olur ne de kasaba.
Ne “kal” derim ne de “git” derim sana...
Ben derdinden ölsem bile
Merhaba...
Merhaba,
Merhaba sevgi denizinin ilk damlası...
Merhaba gönlümün kıyıya vuran son dalgası,
Neydi Sevmek?
Sevmek emekti,
Dumanı üstünde tüten ekmeğin kokusuydu.
Sevmek;
Gönlümde tenefüs zili çaldı sanki,
Kaçan kaçana, giden gidene.
Yarım asra sığdıramadım kimseleri,
Bugün yine gözümden düşen düşene.
Sustum, bir şiir yazdım üstüne,
Gönlün olsun diye gönlümden geçtiğim oldu benim
Hakkın olsun diye hakkımdan vazgeçtiğim gibi
Vicdana gelmen için vicdanımdan mı vazgeçmem gerek
Ben gönlümü gözlerine hibe ettim
Cevap verdin üstüne basıp geçerek
Bir Şehir Düşün
Her kaldırımda senin anılarını taşıyan
Bir şehir...
Ve bir şehir düşün,
Herkesin sana benzediği ancak
Seni sevmek
Güneşi tutmak, içine doldurmak gibiydi
Adını koyamıyorum lakin seni
Sevmek nefes almak gibiydi
Sarılmanın bir ismi, tarifi yoktu
Yalnızlığı bilmek güzeldir,
ona sahip çıkmak...
Çekilip köşene, olup bitenleri izlersin sadece.
Karışmazsın rüzgârın hangi yönden estiğine.
Yağmuru beklersin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!