Unutmak istiyorum bazı şeyleri,
hiç yaşanmamış saymak...
Koşmak istiyorum ilk günkü gibi sevdalara,
hiç korkmadan,
sonunda üzüleceğimi düşünmeden.
Ve âşık olmak istiyorum;
onun heyecanıyla uyanmak...
Mektup yazmak mesela sana,
senin kokun olan bir mektup beklemek istiyorum.
Bir köşe başında buluşmak istiyorum seninle,
bir bardak çayı soğutmak istiyorum
bakarken gözlerine...
Kağıt helva yemek istiyorum,
martılara simit atmak seninle.
Üsküdar vapurunda seyyar satıcıyı izlemek istiyorum,
sana şarkılar söylemek istiyorum;
kimsenin kulağına değmemiş şarkılar...
Gecekondu mahallelerinin çamurlu sokaklarında yürümek istiyorum,
her gördüğüm çocuğun başını okşamak,
yüzündeki tebessümü görmek...
Evlerinin kapısında oturan insanların
çayını paylaşmak...
Şimdi yok böyle sevdalar,
mesela yok yıllarca kavuşmayı bekleyenler.
O zamanlar üç gün süren misafirlikler olurdu,
şimdi üç gün süren sevgiler, aşklar var...
Aşk dediğime bakma,
öyle diyorlar adına.
Bir kitap okumuştum
ve şairin söyledikleri şöyleydi:
“70’lerde olsak bir sürü plak alırdım sana,
80’lerde açık hava sinemasına götürür,
izledikten sonra muhallebi ısmarlardım,
90’larda mahallenin bütün güzel misketlerini kazanır dökerdim avuçlarına,
21. yüzyılda nasıl sevilir inan ki bilmiyorum,
içim ısınmadı bu yüzyıla, bağışla...”
Kayıt Tarihi : 9.05.2026 05:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!